Bir hayli olmuştu, teninde tüm fahişelerin arsız parmaklarını üzerinde taşıyan bir adamı seveli.
Kalbi yerine kocaman bir boşluk taşıyan,
o boşluğa tüm kibriyle taştan heykelini koyan narsis bir adama tutulalı
uzunca zaman olmuştu.
Utanırdım çekinirdim.
Ondan bundan değil, kendimden!
Bile bile nasıl sürükledim kalbimi peşinden?
Benden daha iyi tanıyamaz ki kimse onu?
Nasıl yaptım kendime bunu?
Soğuk, alaycı, narsis, egoist…
İyilik namına tek kelime bilmeyen,
sadece çıkarlarını gözeten bir adamı nasıl koydum yüreğime?
Onun için nasıl küçülttüm kendimi bu şekilde?
Aklım almıyor, mantığıma sığmıyor ama nasıl olurda kalbime hükmedebiliyor?