"Kaybetmek yalnızca elinde olanın elinden alınması mıdır? Hayır. Kaybetmek, sözünle hayat bulan fikrinin dahi elinden alınmasıdır. İstediğin topraklarda yürüyememek mağlubiyet midir? Hayır. Yürüsen dahi istediğin fikri belirtememektir. Sahiplenmeye çalıştıkları toprakları 'durun onlar sahipleniyor, biz gitmeyelim' dedik mi? Hayır. Tunceli'ye, Hakkari'ye, Diyarbakır'a, Mardin'e gitmedik mi? Gittik. Sahiplenmeye çalıştıkları yıldızı 'dur bu yıldızı onlar sahiplendi' deyil bayrağımızdan çıkarttık mı? Hayır. Peki neden bu kadar kolay teslim ettik, yeşili, kırmızıyı, sarıyı? Toprak bizim: Türkiye Cumhuriyeti toprakları. Ama sen o topraklarda benim ördüğüm kazağı giyemeyeceğini söylüyorsun. Şimdi biz mi kazandık?
"Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında degildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu."