Serkan Karaismailoğlu

Serkan Karaismailoğlu
@Karaism
8/10
·326 syf.··
2021 22. kitabı
Beyindeki Hayaletler ülkemizde 2008 yılından itibaren yayınlanmaya başlamış olsa da aslında 21 yıl önce yazılmış bir kitap. Baktığınız zaman söz konusu sinirbilimsel gelişmeler olduğunda 1 yıl bile çok uzun bir zaman. O nedenle kısmen eski sayılabilecek bu kitabın size pek de bir şey katmayacağını düşünebilirsiniz. Ama sinirbilimle yakından ilgileniyorsanız ve günümüzün popüler kitaplarını bitirdiyseniz bu kitaba bir şans verebilirsiniz. Çünkü VS. Ramachandran bir araştırmacı olarak sinirbilim dünyasında çok önemli bir figürdür ve olaylara bakış açısı her zaman çok farklı olmuştur. Özellikle “hayalet uzuv” konusunda yaptığı çalışmaları ve yazıları oldukça ilgi çekicidir.
Beyindeki HayaletlerV. S. Ramachandran · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 2011254 okunma
Reklam
7/10
·651 syf.··
2020 1. kitabı
·
155 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 00:13
Her ne kadar uzun süredir varlığından haberdar olsam da Haruki Murakami’yi ilk kez yakın bir dönemde okudum. Kitaplığımda Murakami’ye ait 3 kitap vardı ve ben de en bilinen eseri olan Sahilde Kafka ile başladım. Öncelikle şunu söylemek isterim. Murakami gerçekten inanılmaz betimlemelere sahip bir yazar. Benzetme yaptığı şeyle hiç ilgisi olmayan benzetme cümleleri gerçekten hikayeye ayrı bir tat katmış. Açıkçası kitap başlar başlamaz bir anda oldukça gizemli bir hikayenin içine giriyorsunuz. 15 yaşında evden kaçan Kafka Tamura’nın hikayesi ve bu hikayeye paralel bir şekilde ilerleyen geçmişten gelen gizemli bir olay. Kitaptaki tüm karakterler kesinlikle çok güçlü. Metaforlar inanılmaz. Gizem harika. Kitapta ara sıra karşımıza çıkan ilginç esprili bir dil de var. Açıkçası ben bu dili en fazla Hoşino ve Nakata’nın yolculuğu sırasında hissettiğimi söyleyeyim. Hatta bazı yerlerdeki diyaloglar sesli gülmeme bile neden oldu. Ama gelin görün ki kitabın son kısmı beni bir miktar üzdü. Spoiler vermek istemediğim için çok detaya giremiyorum ama şöyle söylemek gerekirse benim açımdan bir şeyler havada kaldı. Tüm hikaye boyunca gizem ve birtakım doğaüstü olayların çok güzel harmanlandığı bu hikaye benim beklentimi karşılamayacak bir sonla bitti ne yazık ki. Sonradan başka yorumlardan anladığım kadarıyla bu durum yazarın tercih ettiği bir yöntemmiş. Ama yine de eğer daha önce Murakami okumadıysanız ve vaktiniz varsa kesinlikle çok farklı bir kafada yazılmış olan 653 sayfalık bu kitaba bir göz atmanızı öneririm.
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
9/10
·709 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
8 mart 1978’de BBC radyo 4’de saat 22.30’da bir radyo oyunu olarak ilk bölümü yayınlanan bu hikaye zaman içerisinde hiç kimsenin düşünemeyeceği bir efsaneye dönüşecekti. Radyo oyunları o kadar çok ilgi gördü ki daha sonra bu hikâye kitaplaşmak zorunda kaldı. İlginin büyüklüğü serinin devamlarının da yazılmasına ve 5 kitaplık harika bir eserin ortaya çıkmasına neden olmuştu. 5 kitabın bir arada bulunduğu oldukça kalın olan bu kitap Arthur Dent’in evinin saçma sapan bir neden ile yıkılacağını öğrenmesiyle başlar. Ama keşke her şey bununla sınırla kalsa. Zira birkaç saat geçmeden Dünya adlı gezegen galaksiler arası bir yol çalışması nedeniyle yok edilecektir. Hayatın anlamının neden 42 olduğu, uzayda dolaşan bir otostopçu için havlunun neden bu kadar önemli olduğunu bu kitap sayesinde öğreneceksiniz. Bilim kurguyu alışılmadık bir mizah dili ile kurgulayan Douglas Adams sizi inanılmaz bir yolculuğa çıkaracak. Bu kitap ile ilgili son söyleyeceğim şey de şu. Bu kitabı ya çok seveceksiniz ya da vakit kaybı olduğunu düşüneceksiniz. Ortası yok.
Otostopçunun Galaksi Rehberi (Beşi Bir Yerde)Douglas Adams · Kabalcı Yayınları · 20154,518 okunma
10/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Stefan Zweig’ın ne kadar müthiş bir kalem olduğu ortada. Bunun tartışılacak bir tarafı yok. Ama bu kitap bence sınırların zorlandığı bir kitap. Muhtemelen bir benzeri asla bir daha var olmayacak. Adından da anlayacağınız üzere kitap boyunca bilinmeyen bir kadının mektubunu okuyoruz. Okuduğumuz her cümle ile mektubu yazan kadına, duygularına, samimiyetine ve tutkusuna tam anlamıyla hayran oluyorsunuz. Aşk fizyolojisi ile yakından ilgilenen ve çeşitli platformlarda anlatmaya çalışan biri olarak gerçek AŞK’ı hissedebilmek için bu kitaba bir göz atmanızı tavsiye ederim. Âşık bir insanın hayal gücünün varabileceği noktaları ve var olan gerçeklerin asıl bulunduğu yerin çok güzel bir karşılaştırması harika bir şekilde özetlenmiş. Anlatmak istediği duyguyu okuyucuya hissettirebilen kitap çok azdır ve bu kitap da limbiğe dokunabilen nadir kitaplardan biri. Ama beni en fazla hayrete düşüren kitabın yazarı. Ünlü yazar Stefan Zweig gerek diğer kitapları gerekse de yaşam biçimiyle üzerine çok fazla konuşulacak önemli bir yazardır. Ama erkek bir yazarın, bir kadının bakış açısından aşkı bu kadar etkili anlatması gerçekten saygı duyulacak önemli bir empati yeteneğidir. Neredeyse bir film izleme süresinde okunup bitecek kadar incelikte bir kitap. Sadece kendisi değil dili de oldukça ince ve içten olan bu kitabı bitirdiğinizde böyle bir AŞK gerçekten var olabilir mi diye kendinize soracaksınız ve gerçek olabilme ihtimali bile içinizin ürpermesine neden olacak. Mektupta geçen ve en çok sevdiğim tespiti ile bu incelemeyi sonlandıralım o zaman. "Çünkü yeryüzünde hiçbir şey, kuytuluklardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle karşılaştırılamaz."
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,7bin okunma
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Bu kitabı okuduğunuzda anadiliniz Türkçe olduğu için kendinizi çok ama çok şanslı hissedeceksiniz. Çünkü kitabın kendisi her ne kadar 20 dile çevrilse de sizin aldığınız tadı kimsenin alamayacağı bir masal söz konusu. Zira hiçbir çeviri bu kitabın dilini çevirmeye yetmez. Fizik, tıp, kimya, biyoloji, felsefe ve tarihi bir araya getiren, Osmanlı’daki dilenci loncasından tutun korsan denizcilere, yeraltındaki istihbarat örgütünden lağımcılara kadar mükemmel bir dünya çıkacak karşınıza. Karakterler o kadar kuvvetli ve ince işlenmiş ki, kafasına atılan kerpetenle diş hekimliğine başlayan Kubelik’ten tutun, nefes borusunda yıllarca ne olduğunu bilmeden bir serveti taşıyan Vardapet’e kadar mükemmel karakterler ile tanışacaksınız. Kitabın girdiği sınıf kesinlikle bir başucu kitabı. Hani bazı rüyalar vardır. Uyandığınızda tek isteğiniz o rüyaya dönebilmektir. Lakin artık çok geçtir. Çünkü uyanmışsınızdır. İşte bu kitabı bitirdiğinizde aynen bunu hissedeceksiniz. Ama bir farkla. Bu sefer uyandığınız o güzel rüyaya tekrar dönebilirsiniz. İşte güzel bir düşün kitaplaşmış halidir Puslu Kıtalar Atlasını birçok kere okumanıza neden olan…
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma