Laiklik demek , herkesin düşünce hürriyetine, vicdan hürriyetine, ibadet hürriyetine sahip olması demektir. Kimsenin, kimseye inancından dolayı baskı yapmaması demektir. Bizim kendi tarihi ,milli bünyemizde bu tabirin mutekabilleri vardır .
Mesela dinimizde bir Hanefi mezhebinin imamı "Bizim mezhebimizde bir insan abdest aldıktan sonra vücudunun bir yerinden kan akarsa abdest bozulur. Ama diğer bazı mezheplerde, kan aksa da bozulmaz."der. Böyle ders verir talebelerine buradaki "diğer mezhepler" sözü , laik kelimesinin lügattaki kökünden gelen bir kelimedir. "Bizden farklı düşünceler de var " ve onların mevcudiyetini kabul etmek demektir. kelimenin lügat kökü iştikaktır ve bu manaya gelmektir .
Fransız ihtilali'nden sonra bu kelime hukuk lisanında geçmeye başladı .
Niçin kullanıldı bu? Fransa'da bazı kimseler dindar ,Kiliseye bağlı ,bazıları değil. Ne dediler? Biz layık olacağız yani temel düşünce sisteminden dolayı kimseyi kınamayacağız. Laikliğin manası bu.
Maalesef laiklik bizim ülkemizde yıllarca İslam düşmanlığı olarak uygulandı. İnanan insanlara baskı, zulüm aracı olarak sürdürüldü laiklik bu anlamıyla bizim milletimizin mana ikliminden olmayan bir kelimedir. Siz bütün Anadolu'da ninenize gidip" Nine laiklik diye bir şey varmış, hiç duydun mu?" diye sorduğunuzda size" Haa o da neymiş evladım ?" diyecektir
Ayrıca bizden maalesef şöyle bir zihniyet sahipleri vardır iyi,güzel, doğru şey varsa, hele bu Batı'da varsa hiç tereddütsüz kabul ederler.
Ama bu şey İslam'da söylüyor dediğiniz mi, birden bir hiddetlenmeye başlarlar. Çünkü, Batı hayranliği ve İslam düşmanlığı bozuk zihniyetinin temelini oluşturur. Bundan dolayı biz, özellikle Batı'dan bulunan böyle siyasi kavramların yerine Anasayınızla Türkçe karşılıklarının yazılmasına taraftarız.
Sayfa 177 - Milli Gazete Ankara Kitap Kulubü