Kral Davud’un, üzerinde ‘her şey geçer’ yazılı bir yüzüğü varmış. İnsan üzüldüğünde bu kelimeler onu neşelendirir, neşeli olduğunda ise bu sözler onu üzer. Ben de kendime üzerinde İbranice harflerin olduğu böyle bir yüzük aldım. Bu tılsım beni heveslerden uzak tutuyor. Her şey geçiyor, hayat da..
Devlet yargısı bu konularda kuşkusuz benden daha katı davranacaktır; yargının görevi genel geçer kabul edilen ahlakı ve mutabakatları korumaktır. Bu görevi nedeniyle de mazur görmektense yargılamak zorundadır. Bir şahıs olarak bir savcının rolünü üstlenmeye neden gönüllü olmam gerektiğini anlamakta zorlanıyorum. Benim tercihim, avukatın görevini almak olabilir ancak. İnsanları yargılamaktansa onları anlamaya çalışmak bana daha çok keyif veriyor.
Bu günlerin yaşanması uzun sürüyordu şüphesiz, ama günler o kadar genişleyip yayılmışlardı ki, sonunda birbirlerinin içine taşıp yayılıyorlardı. Adlarını bile kaybediyorlardı. Benim için sadece dün ya da yarın sözcüklerinin bir anlamı vardı.