“Biri ötekine anlatıp durur, ötekinin duyup duymadığının ya da anlayıp anlamadığının hiçbir önemi yoktur. Konuşuyorlar ya da hiç konuşmadan karşılıklı oturuyorlardır ya, önemli olan budur işte. Karşındakinin dinleyip dinlememesinin hiç ama hiç önemi yoktur.
...
Önemli olan konuşmaktır. Biriyle birlikte olmak.”
George anlatmaya devam etti. '' Ama biz onlar gibi değiliz. Bizim bir gelecek planımız var. Söylediğimizi dinleyen, bize önem veren biri var yanımızda. Gidecek başka bir yerimiz olmadığı için bir barda oturup burnumuzu viski bardağına sokmak zorunda değiliz. Onlar hapse girseler tek başlarına çürürler orada, bir arayanları olmaz. Biz onlar gibi değiliz.''
Lennie araya girdi. '' Biz onlara benzemeyiz! Peki neden? Çünkü... Çünkü sen bana bakarsın, ben de sana bakarım da ondan."
"George yumuşak bir sesle konuşmaya başladı:"En başından beri biliyordum.Ta en başından beri biliyordum bu hayalin gerçek olmayacağını.O kadar çok anlatırdı ki,Ben de belki bir gün gerçekleştiririz hayalimizi diye umut etmeye başladım."