Kullandığım isim benim lakabım çoğu arkadaşlarım bana gazzali derler. inşallah o yolda gitmeye gayret edecem.
Hayatta; varolduğum müddetçe bu ayeti kendime prensip edindim:hayırlarda yarışın
Sevmek için zaman ayırmak gerekir. Bilmek için zamana ihtiyaç duyarız. Güzelliği ancak zaman ayırarak fark ederiz. Zamanla olgunlaşırız. Lütfen yavaş gidiniz
Buna "narsistik kafes" diyor bir yazar: İşyerinde herkes anonim; teknoloji, insanları işyerinde yalnızlaş- tırır. Bilgisayarının içine gömülmüş onlarca kafa geniş bir salonda hiçbir mahremiyetleri olmaksızın çalışır.
İlim Talebi için Yolculuğu
Gazåll ilim talebi için yola çıktığında, ilk ilimlerini beldesi Tüstaki alimlerden aldı. İlk ilim aldığı kimse Şeyh Ahmed bin Muhammed er-Råzekáni idi. On- dan, fıkıh konularından bir kısımını okumuştu. Büyüyüp serpildiğinde ise İmam Ebů Nasr el-İsmälliden ilim almak için "Curcân'a yöneldi. Ondan aldığı her şeyi tedvin etmiş ve bunları "et-Ta'likåt" olarak isimlendirmişti. Fakat onları, dönüşü sırasında muhafaza edemedi. Haydutlar yollarını keserek, sahip olduğu bütün "taliklerini (notlarını)" ondan aldılar. Kıssayı nakleden Gazali şöyle der: Yol ke- siciler, kervandakilerin her şeyiyle beraber, benim yanımdakileri de aldılar. Ay- rıldıklarında ben de onları takip ettim. Önderleri bana döndü ve dedi ki: Dön ve yaşa, yoksa helak olursun. Ona dedim ki: Senden esenlik umarak bir şey rica ediyorum, sadece notlarımı bana geri ver, onlarda sana fayda verecek bir şey yok. Bana dedi ki: Notlarında ne var?
Ona dedim ki: Bu torbalarda kitaplarım var. Onları dinlemek, yazmak ve ilim öğrenmek için hicret ettim. Bunun üzerine güldü ve dedi ki: Ondaki ilmi bildiğini nasıl iddia ediyorsun. Biz onu senden aldık, onun marifetinden çıplak kaldın, il- min de kalmadı. Sonra bazı arkadaşlarına emretti ve heybeyi bana teslim ettiler. Dedim ki: Halim hakkında beni irşat etmesi için onu Allah konuşturdu. Tüsa ulaştığımda, üç sene boyunca bütün notlarımı hıfzetmekle uğraşmaya yöneldim. Yol kesilse bile artık ilmimden yoksun kalmayacak håle geldim.
Bırakalım, çocuklarrımız da biz nasıl büyüdüysek öyle büyüsünler. Düşe kalka, toza çamura bulanarak, anne babalarının güven verici varlığında seçim ve hata yapabilmenin özgürlü ğünü içlerine çekerek.
Hayatın ritmine uyarak.