Caner

9/10
·279 syf.··
2021 65. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 02:37
Gündelik Hayatta Totalitarizm Kitap günlük hayata anlam katma derdine düşerek ne kadar boş yaşadığımızı gösteriyor bize. Evrimsel olarak beynimiz bize , bilmediğimiz durumlara karşı savaş ya da kaç komutu veriyor, strese sokuyor bizi. Bu belirsizliği yok etmek için hayatı standart bile hale getiriyoruz. Her şeyi tanımlama, ölçme, anlam verme gayretindeyiz. Aşk'ı bile belirli sınırlara hapsedip, filmlerde, kitaplarda, şiirlerde gördüğümüz şekilde tanımlıyoruz. Bu standartların bizi ne kadar boşalttığını, anlamsızlığa süreklediğini kitapla beraber görüyoruz. Sosyal medya ile o kadar hızlı yaşamaya ve tepki almaya başladık ki yaşama sürecini kaçırıyoruz. Örneğin bu sitede bile yapılan yorumlara gelen tepkiler "an" olarak karşımıza çıkıyor. Süreçten ziyade an'lara takılıyoruz. Kitap bu sıkıntıları çok iyi gösteriyor ancak çözümü sunmuyor. Okuyucunun bulması hedefleniyor. Kitap bir yol gösteren olarak duruyor karşımızda. Gündüz Vassaf'ı yeni tanıdım. Fikirleri gayet güzel. Okurken bir Jean Baudrillard bir Eric Fromm havası sezinliyor okuyucu. Bence bu devirde okunması gereken bir kitap. Okuyucu kendi içine bakarak, sertçe kendini eleştirerek okumalı.
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202513bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·510 syf.··
2021 64. kitabı
Uzun süre önce okuduğum bir kitaptır kendisi. Bundan dolayı unuttuğum kısımlar muhakkak mevcuttur. Öncelikle kitap salt bilimsel bir gerçek değil içine biraz efsane, esrar, kuşku gibi fantastik öğeler de katılmış. Kitaptaki bilgileri doğrulamak istediğiniz de çelişkiler bulabiliyorsunuz. Kitap halkın cahilce kandırılmasından ziyade insanları kandırmayı bilen bir adamın üzerinde duruyor. Ne vaat ediyor insanlar neden zaaf gösteriyor. Bu açıdan bakınca kendi zaaflarını da görebilirsin. Hasan sabbah kaynaklara göre gayet iyi eğitim almış bir âlim. Ortalamanın üzerinde bir zekası ve becerisi var insanları yönetmek açısından. Günümüzde yaşasa gayet devlet yönetebilecek bir adam olurdu. Çevresinde toplanan halk aslında dava inancı olan , Hasan sabbahın bilgisine güvenen insanlar. Halifelik Şiî lerin elinden hanifilere geçince bunu kabul etmeyip bu duruma karşı çıkan bir adam. Sonuç olarak kitap tarih romanı olarak çok iyi ama bilimsel temelde kendine yer bulamaz.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250,1bin okunma
10/10
·868 syf.··
2021 24. kitabı
Muazzam bir eser. Yaratılan karakter, olay örgüsü, akıcılığı her şeyiyle muazzam. Hayatım okuduğum en iyi kitaplardan biri diğeri Karamazov kardeşler. Öncelikle kitap salt bir bilim-kurgu ve ya fantastik bir kitap değil. Alt metinler sürekli felsefi atıflarla dolu. Nihilizm, Absurdizm, Varoluşçuluk düşüncelerinin üzerine kurulmuş karakterlerin yaşadığı serüvene tanık oluyoruz. Hayatın absurd (saçma) olduğunu Albert Camus den daha başarılı ve eğlenceli bir şekilde yansıtıyor. Özellikle Ford Prefect karakteri hayran olunacak kadar detaylı yaratılmış. İnsanlara dair çıkarımlar ve evrene bakış açınızı etkileyecek bir düşünce sistematiği içeriyor. 6x9=42.
Otostopçunun Galaksi Rehberi (5 Kitap Bir Arada)Douglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20214,520 okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Halil Cibran hem benimsediğim hem nefret ettiğim bir yazar. Kitapları genelde bana hitap etmeyen doğa,mistik,Spiritüel,İncil ve isa gibi kavramlarla dolu. Bu kitabında temelde 3 hikaye var. İlk hikaye için diyebileceğim; Martha'nın sonunu düşünmeden yaptığı bir eylem sonrası toplumun gösterdiği önyargı.(belki de sadece bedel ödeyen bir insandır.) 2. hikaye bana ilahi bir aşk şarkısı bana göre zırva. 3.hikaye Ortaçağ kilisesine başkaldıran bir saf çocuk.(Sorgulamadan okuduğu dini kabullenen bir çocuğa karşı sorgulamadan kiliseye itaat eden halk.) 3 hikayede de birey- toplum ilişkisi incelenmiş. Kollektivizm'in cehaleti ve kötülüğü yansıtılmış ancak bireycilik kısmında sıkıntılar mevcut. İlk hikaye de "sonunu düşünmeden bir aksiyona girişen birey bedel ödüyor". Son konuşmalara baktığımızda bireyin haddinden fazla övüldüğü bir gerçek. Herkes hata yapar ve bedel öder. Bu hata yapanı kutsallaştırmamız gerektiği anlamına gelmez. Nitekim o bireyi kutsallaştırmak gene kollektivizm çöplüğüne itilmektir. Çünkü bireyi kutsallaştırmak için o bireyi kutsallaştıracak topluma ihtiyaç vardır. ikinci hikaye dediğim gibi peri masalı. üçüncü hikaye de çocuk 2 defa "tek beyaz kuzuya karşı kurt sürüsü " mihvalinde bir şeyler söyler. Birey olarak bozulmuş düzeni görür ancak sıkıntılı kısım bireyin ne kadar kendini tamamlamış ve kendi kusurlarını gördüğü kısımdadır. Evet toplum bozuktur ama birey de bozuktur. yazar iyi bir yazar. Dahi bir adam denilebilir. Ancak vaatleri ile benim gördüğüm dünya aynı değil. Hayata farklı pencerelerden bakıyoruz. Dostoyevski gibi realizm takipçilerine pek hitap etmeyecek ama fikirlerini bilmek ve görmek önemli.
Vadinin PerileriHalil Cibran · Avrupa Yakası Yayınları · 20131,337 okunma