Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin; uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızda yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf! Benden de sana selam olsun.
Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar,yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. "Hep kötü,sakat şeyleri mi göreceksin?" diyorlar. Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış toprak, bir bardak su için birbirlerini öldürenlerden;cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden;doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak, şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk,yüreği kederli ? Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu?""