Eğer bir toplum, herkesin 'kendinin kurmadığı bir dünyada korku ve yabancılık' içinde yaşadığı hissine kapıldığı bir aşamaya gelmişse, o toplumun vazgeçtiği dünyayı Attila kurar.
Akıl ile ahlakın ilişkisi karşılıklıdır. Kurbanlık bir hayvan rolünü üstlenen kişi aklının geçerliliğini savunması için gereken özgüveni de yitirir.
Aklının geçerliliğinden kuşkulanan insan, kişiliğinin değerini savunması ve kişiyi değerli yapan ahlaki öncülleri keşfetmesi için gereken özsaygıdan mahrum kalır.