Ayşe Aras

Rahatsız edici bir kitap!?
Puan vermedi·224 syf.··
2025 16. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 00:06
Öncelikle yazacaklarım spoiler içerebilir, okumayı düşünenler ona göre devam edebilir. Kitap konusu itibariyle dikkatimi çekmiş, okurken özellikle belli bir bölüme kadar da yaşanan acı ve sıkıntılar beni derinden etkilemişti. İnsanın, insanın yurdu olduğuna ne kadar inanmak istesem de yaşanan böylesi vahşetler karşısında insan insanın kurdudur demekten başka çare de kalmıyor ne yazık ki! (Yine de umudumuzu kaybetmiyoruz). Bir insanı çirkin olduğuna inandırmanın ya da o çirkin olduğunu düşündüğü için onun çirkin olduğuna inanmanın yarattığı akıl tutulması çok güzel yansıtılmış aslında kitapta. Bir çift mavi göze sahip olmanın gözünün önünde yaşanan tüm kötülükleri sonlandıracağına inanan ve mavi gözlerinin olması için her gece bıkmadan dua eden bir kız çocuğunun yaşadığı, kötülüklerle sarmalanmış dünyasını anlatıyor kitap. Hiç başı okşanmamış, tek bir sevgi cümlesi duymamış, hep hakaretlere ve dışlanmaya maruz kalmış ve başına gelen tüm bu kötülüklerden kendini, çirkinliğini (!) sorumlu gören Pecola’nın hikayesi. Evet belli bir yere kadar okuduklarım çarpıcı olsa da, sonrasında anlatılanlar ya da anlatım şekli can sıkıcı bir hal almaya başladı. Özellikle çocuk istismarı anlatılırken yaşanan dehşet anının bu kadar detaylandırılması, istismarcının sanki kötü bir şey yapmamış gibi tasvir edilmesi, böylesi iğrenç ve insanlık dışı bir eylem anlatılırken sevgi ve şefkat gibi kelimelerin kullanılması açıkça söylemeliyim ki midemi bulandırdı. Sonrasında kız çocuklarını taciz eden bir Rahibin bunu iyi bir şey yapmış gibi anlatması ve bunun kötü bir şey olmadığını söyleyerek resmen buna teşvik etmesi beni dehşete düşürdü. Bunca acı yaşanırken, kurbanların ruh dünyası, hayatı yerle bir olmuşken böylesi bir anlatım da istismar değil midir? Kızına tecavüz eden bir babanın yaptığı
En Mavi GözToni Morrison · Sel Yayınları · 20182,763 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Beynin dehlizlerine derin bir yolculuk…
10/10
·262 syf.··
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 23:50
Karısını Şapka Sanan Adam, Oliver Sacks’tan okuduğum ilk kitaptı. Kitabın arka kapağındaki kısacık özet, kitaba olan ilgimi arttırdı. Ama bu kadar etkileneceğimi düşünmüyordum. Uzun zamandır ilk defa böylesine büyük bir hayret duygusuna kapıldım. Sacks vakaları ve notlarıyla beynin mucizelerini ve işlevlerini o kadar güzel anlatıyor ki hayret etmemek elde değil. Kitabı okumaya başladığım ilk andan itibaren bize bahşedilen beynin nasıl bir intizam içinde çalıştığını ve biz farketmeden zihnimizin ne çok işlevi bir arada yürüttüğünü gördüm. Bu o kadar ilginç ki; koklamak, dokunmak, hissetmek gibi farkında bile olmadan yaptığımız basit duyular ve davranışların ardında derin bir sistem var ve bu sistemin aldığı en ufak hasar, hayatımızda çok büyük eksikliklere sebep oluyor. Ama beni asıl şaşırtan şey her hasarla birlikte gelen eksikliğin, beynin başka bir işleviyle tolere edilmesi, tamamlanması. Mesela koku duyusunu yitiren birinin, koku alması imkansız olmasına rağmen koku hafızası sayesinde, bir süre sonra o kokuyu gerçekten aldığını hissetmeye başlaması gibi… Bir de ‘özduyum’dan bahsediyor Sacks. Altıncı duyu organımız, altıncı his.. Özduyum bedenimize yönelik algımız bir nevi. Ve bu algıyı yitirdiğimizde, fiziksel olarak hiçbir sorunumuz olmasa bile bir anda yatağa bağımlı bir hale gelebiliyoruz. Çünkü varolduğuna inanmadığınız bir şeyi hareket ettiremezsiniz. Tıpkı 3.bölümdeki bedenini yitiren kadın gibi. Bu kitabı okuyup hayret etmemek imkansız. Oliver Sacks’ın inancını bilmem ama bu kitap benim Allah’a olan inancımı daha da arttırdı. Çünkü böylesine muazzam işleyen bir sistem kendi kendine varolmuş olamaz. Böylesine muhteşem bir sistemi ancak sonsuz kudret sahibi Yüce Allah yaratmış olabilir…
Karısını Şapka Sanan AdamOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 20206,4bin okunma
Körler ülkesinde tek gözü gören artık kral değil…
Puan vermedi·68 syf.··
2024 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2024 10:36
“Körler memleketinde görmek bir hastalık sayılır” cümlesi bu kitapla birlikte zihnimde tam anlamıyla oturdu. Körler ülkesinde tek gözü olan kraldır düşüncesini yerle bir eden, gördüğünü söyleyen birinin hastalıklı ve ‘aptal’, hiçbir şey bilmeyen ve farklı bir ırktan olduğunu hatta insan bile olmadığını düşünen körlerin egemenliğini anlatan harika bir öykü. Aşk da var tabi öykünün içinde. Ama ana karakterimizin aşkına kavuşması için önünde büyük bir engel vardır; gözleri… İnsanı düşünmeye iten, insana farklı bir bakış açısı kazandıran bu güzel öyküyü herkes okumalı.
Körler ÜlkesiH. G. Wells · Kolektif Kitap · 20183,687 okunma