Ezgi

Ezgi
Kendinle konuşmak için bir dilin olmalı.
İnsan ancak gerçekten istediklerine başlayabilir. Sonra dönüp bakınca anlarsın ki, başlamış olduklarını istemişsin zaten; üzülecek bir şey yoktur. Onları istemeyi istemiyorsan o başka işte, sabahları insanın aklına onlar da üşüşür.
Sayfa 105 - Everest Yayınları, 1.Basım: Mayıs, 2011·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Binlerce şeye aynı anda başlamak istersin. Dev bir telaş küçültür gövdeni. Hayatın sadece kendi zamanı içinde yaşandığını anlayana kadar öğlen olur.
Sayfa 105 - Everest Yayınları, 1.Basım: Mayıs, 2011·Kitabı okudu
Sen de mi?
Yenik başlıyorsun güne anladın mı? Kendi kendine, takımdan ayrı düz koşudasın bir bakıma. Kendi tarafında olmalı insan, kendi yanını tutmalı bilhassa sabahları, kahvaltıdan önce. Sabahları yataktan, şöyle söyleyeyim ben sana, insan yataktan bir takım halinde kalkmalı. "İyi oynayan kazansın," demeli; hızlı koşan değil, güzel koşan göğüslesin ipi. Güzel koşmaya inanmalı fakat, ta derinden. İpi göğüsleyemeyince, sonradan yani, pişman olmayacak kadar güzel şeyler biriktirmiş olmalı koşarken. Güzel şeyler biriktirdiğini insan hep kendiyle konuşa konuşa hatırlatabilmeli kendine.
Sayfa 105 - Everest Yayınları, 1.Basım: Mayıs, 2011·Kitabı okudu
Kendinle konuşmak için bir dilin olmalı. Yoksa sabahları, kötü bir ses, neler yapamadığını hatırlatarak, söylene söylene uyandırıyor insanı.
Sayfa 104 - Everest Yayınları, 1.Basım: Mayıs, 2011·Kitabı okudu
Çünkü "kalbinin götürdüğü yere gitmelerin" bir de dönmeleri oluyor kös kös.
Sayfa 96 - Everest Yayınları (1.Basım: Mayıs 2011)·Kitabı okudu