*Roman, hastane koğuşlarında kemik hastalığıyla mücadele eden on beş yaşında bir çocuğun gözünden anlatılır. Ana karakter, hem fiziksel acılar hem de duygusal dalgalanmalar yaşar. Bu genç, toplumun kendine biçtiği rollere, sevdiği kadınla olan imkansız aşkına ve hastalığıyla olan zorlu mücadelesine karşı ayakta kalmaya çalışır. Romanın merkezinde ise bu çocuğun hastalık, ölüm korkusu ve büyüme sürecinde yaşadığı psikolojik gelgitler yer alır.
*Peyami Safa, bireyin içsel çatışmalarını merkeze alırken, hastalığın birey üzerindeki etkilerini ve insanın acı karşısındaki direncini vurgular. Eserde, hayat ve ölüm, sağlık ve hastalık, çocukluk ve yetişkinlik gibi ikilemler derinlemesine işlenir. Hastalık, karakterin ruhsal olarak olgunlaşmasına katkıda bulunur; bu süreçte aşkı, çaresizliği, kısıtlı yaşam koşullarını sorgulayan genç, toplumun dayattığı zorunluluklar ve geleneklerle mücadele eder.