İnsanlık, insanlar arasındaki etkileşimlerin toplamından doğan tek bir birleştirici bütünleyici sistemdir.
(...)
Şimdiye kadar yeryüzündeki değişik halkların kültürel yaşamının kendi özgül kesinliklerini koruyan sınırlara odaklanmış olması, olsa olsa insanlığımızın henüz kendisiyle yüzleşmemiş olduğunu, insan olmak denen şeyi tüm bedenimiz ve ruhumuzla henüz üstlenmediğimizi gösterir.
...elinizdeki kitap, toplumsal varlıklar olarak varoluşumuzun başından beri mevcut olan özgeci itkilerin, toplumsal fenomenlerin mümkün olmasını sağlayan biyolojik koşul olduğunu gösteriyor: Eğer özgecilik yoksa toplum fenomeni de olmaz. Üzücü olan şu ki toplumlarımızın mevcut koşulları bu doğal biyolojik özgeciliğin gerçekleşmesini baltalıyor; doğal itkilerimizden, iletişim ihtiyacımızdan, ortak bir kültürel ortama aidiyet isteğimizden filizlenen toplumsal hayatımızın mahvını getiriyor.