İlk incelemem olduğunu belirtmek istiyorum. Öncelikle kitapta yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi, birden fazla kuşak ele alınmis.Kuşakların benzerliği ve yadsınamayack gerçekliği; Toplumda değişiklik olmadığı sürece mevcut şartlarda,aynı düzene mahkûm olmuş kuşakların,kolay kolay değişmeyeceğini gösteriyor.Gelelim kitabın ana konusunu oluşturan savaşa, kitaptan Afganistanın Taliban tarafından işgali ve baskıcı( korkunç,insan doğasına aykırı) rejiminin;birey,aile toplum, sosyal hayat ve sanat üzerindeki sarsıcı,yıkıcı etkisini anlatıyor.Ki günümüzde Afganistan'da dahil birçok yerde,hala savaş ve beraberinde getirdiği yıkım devam ediyor.Savaşın sadece bir kelime olmadığını,ülkeler adına sadece haber malzemesi olmadığını , savaşın tüm gerçekliğini görüyoruz Savaşı haber malzemesi olarak gören tüm toplumların yok olması dileğiyle.Yarının ne getireceği belli olmaz.Savaşın gerçekliğini anlamak kavramak için küçük bir düşünce yeterli (Düşünmek önemli:) Gelelim kitaba taliban yönetiminin dini kaynak göstererek! sözde" şeriat" uyguladığını görüyoruz ve aykırı olaylar bundan sonra başlıyor.İslami kurallar adı altında kadınların her türlü sosyal,insanı, toplumla iç içe yaşama ve sosyal statü görmezden Sözde askerler (Taliban'ın yüce adaletinin temsilcileri!!!) aile içi şiddet olaylarına karşılıyorlar neymiş efendim;Aile içinde olanlar evin erkeğini ilgilendiriyormuş.Görüldügü gibi,askerlerin sadece kadınlara müdahale ettiği utanç verici bir rejim.Kadınların tek görevinin çocuk doğurmak olduğunu iddia eden ve bunu kabullendirmeye çalışan,toplum normlarına aykırı bir rejim.Bir kez daha ata erkil toplum sıfatı adı altında kadınlar susturulmya çalışılıyor.(benim düşüncem;ata erkil düşünce erkeklere fazladan hak vermek için değil, amaç kadınları susuturmak her iki erkil durumun