"Çağdaş dünyanın ne kadar dışında kaldığımı fark etmek benim için korkunç bir şeydi.Oluşan bu yeni dünyaya ayak uydurmak ve onun yeni kuşağıyla ilişki kurmak istiyordum.Toplumun kesilmiş koparılmış bir üyesiydim sanki.Oluşan yeniliklere uyum sağlamalıydım."
Düşüncesiz insanları,incelik barındırmayan insanları sevmiyorum.Sevemiyorum.Samimiyet denen şey olmalı.Samimi olsun diye konuşmak değil de samimiyetin kendisini arıyorum.
Tabi bu her insana karşı olmuyor bazen bizde sevmediğimiz biri olunca geçiştirmeye çalışıyoruz.
İnsanalr birbirine yanlış anlıyor veya hiç anlamıyor zor ya iletişim kuramamak oysaki çoğu şeyi aklımızda bitiriyoruz çözmüşüz ama sonra her şey birbirine giriyor üst üste geliyor.Düşünceli olmak farkında olmak biraz acı verici.Ama yinde seviyorum aksi şekilde olmak istemezdim herhalde.Bide insanın kesin sınırları olmalı tabi her şey içinde değil ama insan Kendi olabilmeli kendini ifade etmek için birden fazla kişiye ihtiyaç duymalı en önemlisi bu.Kendi inandığı için inançlı olmamalı,sevdiği için sevmeli bunları belirtebilmeli.
"Zulüm gaddarlıktır.Gelişebilir.Ve sonunda da bir hastalığa dönüşür.Bu noktaya özellikle değinmek istiyorum,en mükemmel insan bile bu alışkanlık aracılığıyla kabalaşıp rezilleşerek hayvanlaşmaya, vahşileşmeye başlar.Kan ve kudret düşünceyi kirletir,saptırır. Kabalık ahlak bozukluğu da gelişmeye başlar.Us ve duyular en olağandışı olayları bile kabul eder ve en sonunda da bundan zevk almaya başlar.Zorba gaddar bir insanda hem insanlık hem de toplumsal varlık sonsuza dek öldürülmüştür ve insanlık onuruna,pişmanlığa ve yeniden doğuş'a geri dönüş olanağı neredeyse olanaksız hale gelmiştir.Böylesine mutlak bir güç örneği ve olasılığı salgın bir hastalık gibi tüm topluma zarar verir; böylesine bir güç oldukça çekicidir.Bu türden olan bir olaya ilgisizce bakan bir toplum, temelinin ta derinlerine kadar bu hastalığın mikrobunu taşıyor demektir.Başka bir deyişle bir kişi tarafından bir başkası hakkında verilmiş olan bedensel cezayı yerine getirme Hakkı toplumun yararlarından biridir.