Kamer Ay

Her insanın kalbinde, en içli besteleriyle Şakıyan bir bülbül-i şeydâsı vardır... O bülbül susturulursa, Hayat bütün renkliliklerini kaybeder...
Reklam
Ya insan Hayyune ya insan? Bu acziyetle nereye gider, kimden hayâ eder? Üstelik muhtaç iken aç iken her an gaflete meyilli iken. Güneş kibre düşmekten korkar da devamlı batıp gider; ya insan Hayyune ya insan nereye gider? Nereden geldiğini bilen nereye gittiğini nasıl olur da bilmez? İnsanı insan yapan bu bilinmezlik mi? Peki ya akıl ne için? Bilinmezi bilmek aklın kârı mı sadece?
Sayfa 70·Kitabı okudu
"Allah'ım, sana yakınlıkta aslî dirilik bulanların aşkına bizleri de dirilt!" Amin Amin Amin
Sayfa 400·Kitabı okudu
"Allah'ım! Bizi kötülük emreden nefisten, şerri fikreden akıldan, uymakta olan vicdandan ve Şeytan'ın vesveselerinden koru!"
Sayfa 92·Kitabı okudu
Begel'e göre İslam öncesinde birlikte hareket etme kabiliyeti çokça düşük, dağınık olan Arap toplulukları, cemaat namazı ile belli bir disipline kavuştular. Birlikte kıldıkları namaz onları, birlikte hareket etme ve tek vücut olma bilinç ve yeteneğine kavuşturdu. Aynı şey sofralar için de geçerlidir. Kavim kavim saf saf ayrılmış durumdaki Arap toplulukları İslam'la bir sofrada birleşerek bir bütün olma kabiliyetine kavuşmalıydılar.
Reklam