Seni unutmam gerektiğini unutuyorum her seferinde...
h.t
Not: Paylaştığım alıntıların hiçbiri ona katıldığım veya o psikolojide olduğum anlamına gelmiyor. Sadece farklı bakış açıları sunuyorum.
Öğretmen
Lisans/ Marmara Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği
"Bir gün memleketim bana: Artık senin vaktin geçti! dediği gün, minnettar olacağım. Seçimlerin neticesi ne olursa olsun kadere boyun eğeceğiz..."
Nisan 1950
İsmet İnönü
Kaldı ki DP önderlerinin yaydıkları isteklerle, halk kalabalıklarının istekleri, memleket yararına olmasa bile birbirine uyuyordu. Mesela Refik Koraltan, İçel vilayetinin ormanlık köylerinde seçim propagandası yaparken, köylülere,
"Dağ sizin, orman sizin, el ne karışır?"
diye konuşabiliyordu! Halbuki CHP bin bir ihmali arasında, iyi işlerinden biri olarak ormanı korumustu. Orman devletlestirilmisti. Orman işletmeleri kurmuştu.
Mesela Adnan Menderes yeni Seçim Kanunu'ndan bahsederken daha baştan beri şöyle haykırıyordu:
"Demokrasinin Sakarya zaferi, bu Seçim Kanunu'dur."
Halbuki bu kanunu DP değil, CHP getirmişti. Hülasa halk, DP hatiplerinin konuşmalarında, kendine daha yakın ve akla değil hissiyata hitap eden, yani halkın daha iyi anladığı bir hava buluyordu.
"Kimin adın yazayım?
Aristidis'in yazma da kimin vazarsan yaz. Aristidis'ten bir şikâyetiniz mi var:
Hayır, bilakis. Ama o kadar iyi, o kadar kusursuz ve o kadar zamandır işbaşında ki, artık Aristidis'ten bıktık..."