Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanlarından, bugün bu topraklarda, kendi devletimizde özgürce yaşıyorsak bunu borçlu olduğumuz bir avuç Kuvayi Milliyeci'nin en önde gelenlerinden ve her şeyimizi borçlu olduğumuz Ata'mızın can dostu; günümüzde kendilerine yakıştırılan çirkin ifadeyle, "İki Ayyaş" dan ikincisi İsmet Paşa'nın bir rüzgar gibi geçen fırtınalı hayatını 15 gün gibi bir sürede okudum.
Üç ciltten oluşan kitabın birinci cildi İsmet Paşa'nın doğumu, okul yılları, birincilikle bitirdiği Harp Akademisi sonrası asker olarak Osmanlı Ordusu'nda görev yaptığı yıllar, katıldığı savaşlar ve sonrasında başrolünü oynadığı ulusal kurtuluş savaşımız, yıkılan imparatorluğun yerine kurulan genç cumhuriyetimiz ve Atatürk'ün ölümüne kadar olan sürede katıldığı Lozan Anlaşması mücadelesi ve başvekil olarak görev yaptığı yılları kapsıyor.
Günümüz siyasetinden bakıldığında milliyetçi-muhafazakar-dinci kesimin pek hazzetmediği ve yoldaşı Atatürk ile beraber din düşmanı, din karşıtı gibi gösterilmeye çalışılan, dönemin gereği tek partili dönemlerin yaşandığı genç cumhuriyetimizin emekleme yıllarında, “Ebedi Şef”, “Diktatör” olarak yaftalanan İsmet İnönü’nün yaşadığı fırtınalı yılları okumayanların ne kadar yanıldığını anlatmaya kalksam buradaki satırlar buna yetmeyecektir. Nitekim aynı kesim Atatürk için de putlaştırılıp tanrısal özellikler yüklenmesi ve yine o dönemleri gereği olarak vatan hainlerinin cezalandırıldığı İstiklal Mahkemeleri nedeniyle, “Eli kanlı diktatör” demeye varacak kadar haksız yakıştırmalar yapmıştır. Bu yakıştırmaların hiçbiri zerre kadar umurumda değildir, olmayacaktır.
Kitabı okumaya başlayıp sayfalar ilerledikçe bu insanların yaşadıkları yıllardaki teknoloji, ulaşım ve iletişim imkanlarını da düşününce ne kadar zor bir iş başardıklarını ve o dönemin okuma yazma