Seni unutmam gerektiğini unutuyorum her seferinde...
h.t
Not: Paylaştığım alıntıların hiçbiri ona katıldığım veya o psikolojide olduğum anlamına gelmiyor. Sadece farklı bakış açıları sunuyorum.
Öğretmen
Lisans/ Marmara Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği
Bu adam intihar etmeseydi kim bilir daha ne muhteşem biyografiler, denemeler, öyküler ve romanlar çıkacaktı ortaya...
Stefan Zweig'in muhteşem bir öyküsü... Stefan Zweig'in çok kitabını okudum(daha ziyade biyografilerini) ama bu belki de en ünlü öyküsünü okumamıştım daha. Şimdi bitirdim.
Öyküde üç olgu birlikte yer alıyor.
Satranç dünyası, psikoloji ve faşizm.
1) Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere satranç oyunu öykünün ana vasıtası. Satranç oyunu ve zihinsel dünya arasındaki ilişkiyi güzel kurgulamış. Bunun yanında Satranç turnuvaları, Satranç şampiyonları, satrancın temel ögeleri de yan soslar.
2) "Stefan Zweig, çok geniş bir psikoloji birikimini uğraşında bütünüyle kullanmış ender yazarlardandır. Onun dünya edebiyannda bir biyografi yazarı olarak kazandığı haklı ünün temelinde de bu özelliği, yani yazarlığının yanı sıra çok usta bir psikolog olması yatar."
Çevirmenin bu sözünde belirttiği gibi Stefan Zweig geniş bir psikoloji birikimine sahiptir. Bunu en çok kullandığı öyküsü de Satranç'tır herhalde:
"Satranç, Zweig'ın biraz önce sözünü ettiğimiz psikolojik birikimini bütünüyle devreye soktuğu bir öyküdür."
Evet Naziler tarafından ilginç yöntemlerle tecrit edilen ve sorgulanan Dr. B. karakterinin sonunda sinir krizine dönüşen ruhsal durumunda psikolojiyi iyi görüyoruz.
3) Bütün dünyayı bir felakete götüren Nazilerin faşist anlayışı: toplama kampları, toplu imhalar, gaz odaları, insan yakılan fırınlar, ilginç işkence yöntemleri ve daha bir çok akıl almaz tutumları milyonlarca hayatı doğrudan veya dolaylı olarak altüst etti.
Öyküde de Dr. B. karekteri üzerinden faşizmin ve işkencenin insan ruhu üzerindeki yıkıcılığı görüyoruz.
"Bu noktadan öykünün şaşırtıcı sonuna kadarki süreç, aynı zamanda faşizmin insan ruhu üzerindeki baskısının ne korkunç sonuçlar
Herkesin okuması gereken bir kitaptır. Aziz Nesin'in ünlü kara mizah romanı. Bir siyasi mizah romanıdır. Bir taşlama, bir toplumsal eleştiri ve çözümlemedir.
Fakir Baykurt'un okuduğum ilk romanı. Bu bir köy romanıdır. Antiamerikan bir köy romanıdır. Marshall Planı ile başlayan Amerikan yardımları ve bunun getirdiği sosyal değişimleri eleştiren bir taşlamadır.
Amerikan SargısıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2021512 okunma
Şair Evlenmesi, Türk Edebiyatı'nın Batılı anlamda ilk modern tiyatro eseridir. Şinasi'nin edebiyat ve gazetecilik alanındaki bir çok ilkinden biridir. Bu eser ilk kez ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval Gazetesi'nde tefrika edilmiştir.
Tek perdelik bu kısa güldürünün konu görücü usulü ile evliliktir.
İbrahim Şinasi Tanzimat Edebiyatının Kurucu öncülerindendir. Jön Türklüğün de fikir babasıdır. Jön Türklerin hocasıdır. Edebiyat ve dil alanında çalışmalar yapmış ve bir çok ilke imza atmıştır. Gazeteciliğin de öncüsüdür.
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202520,4bin okunma
Müfettişler Müfettişi kitabının bu 2. Cildinde Kudret Yanardağ dozu iyice arttırarak devam ediyor. Üçkağıtçılıktan tutuklu olarak geldiği şehirde milletvekili olup çıkıyor.
Yıl 1950'nin ilkbaharı. Genel seçimler gelmiştir. Halk Parti'nin rakibi Demokratik Parti gürül gürül iktidara yürümektedir. Kudret Yanardağ voliyi yeni partide görür. Müthiş bir demogog olarak halkın karşısına çıkar.
Romanda siyasetin bütün yüzlerini görmek mümkündür.