Seni unutmam gerektiğini unutuyorum her seferinde...
h.t
Not: Paylaştığım alıntıların hiçbiri ona katıldığım veya o psikolojide olduğum anlamına gelmiyor. Sadece farklı bakış açıları sunuyorum.
Öğretmen
Lisans/ Marmara Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği
Ve nihayet o da her soylu insan gibi, yalnız kendisi ile hesaplaşıp bağdaşarak, her kötülüğe razı olacak, kendi ruhunu, kendi tekliğinin kucağında teslim edecekti. Nitekim öyle oldu...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tam 1000 kız ve erkek! Hepsi de bu bölgenin köylerindendirler. Ve bu enstitüye, sırtlarında torbaları, ayaklarında çarıklarıyla gelmişlerdir. Yarın bunlardan hocalar, idareciler, milletvekilleri ve dünya ölçüsünde sanatkârlar yetişecektir.
"İlköğretim hiçbir devirde, bugünkü ölçüsü ile ele alınmamıştır. Bu seneden itibaren binlerce sayıda köy okulları açılmak işine giriyoruz. Hazırlık tamamdır. Makine kurulmuştur. Yakın uzak, toplu dağınık, büyük küçük bütün köylerin, kız ve erkek bütün çocukları, çok değerli öğretmenlerinin karşısında dershaneleri dolduracaklardır. Nihayet 10 sene zarfında, bütün Türkiye'de ilköğretim meselesinin halledilmiş olacağını, açık ve kesin olarak görüyoruz..."
İsmet İnönü
Samsun
19 Mayıs 1944
Bu ne güzel inanç ve ne tatlı bir rüyaydı. Hakikat olması şart ve mümkün olan bir rüya...
Enstitülerde 306 bina, bizzat öğrenciler tarafından yapıldı. 15.000 dönüm arazi işlenip ekildi. Enstitü topraklarına meyveli, meyvesiz 250.000 ağaç dikildi. 1500 dönümlük orman meydana getirildi! 1200 dönüm bağ dikildi. Enstitülerde 9000 baş hayvan (koyun, sığır, at gibi) bakılıyordu. Enstitü imalathaneleri, enstitülerin giyecek ihtiyaçları ile yapı, demircilik vesaire alanlarında faal kuruluşlar haline geldiler ve ayrıca köylere el attılar. Gene bu arada 16 enstitü, öğrencilerin emeklerini harcamalarıyla elektriğe kavuştu. Hasanoğlan'da ayrıca ve bu enstitülere öğretmen yetiştirmek üzere bir yüksek kısım açıldı.
Ama bu netice şunu gösterdi ki eğer kendimize inanır, kendi hazinemize güvenir, kendi uyuyan imkânlarımızı harekete getirirsek, şu kuru bozkır köylerinin ölmüş sanılan kucağından mebuslar, senatörler, halk önderleri, yahut milletler arası şöhret yapacak yazarlar, sanatkârlar çıkarmak mümkündür. Bu tükenmez kaynaktan, binlerce ve binlerce yaratıcı insanı hayat sahasına atmak mümkündür.