Başı detaylı ve fazla geçmişe dönük başlayan kitap sona doğru yazar sıkılmış havası veriyor. Bitsin bir an evvel diye yazılmış bi son gibi hissettirdi bana. Kitabın başlarındaki detaylandırmalar havada kaldı ilerleyen sayfalarda kendine yer bulmadı.
Bitirene kadar canım çıktı. Bence anlamsız çok uzatılmış bir kitap. Kemal’in yaptığı şeyler aşık bi adamdan ziyada hayatta bir mücadele vermeden her şeye sahip olmaya alışmış zengin kesimin en ufak istediğini alamayınca geldiği takıntılı sapık hali gözler önüne seriyo
3kısma ayrılmış olan bu romanın 2.kısmını fazla uzun ve kendini tekrar eder buldum. Okuru sıkıp kitaptan uzaklaştırıyor. Dili edebi olmamasına rağmen anlaşılması zor ve yavan “seni seviyorum kadın” gibi cümleler barındıran bir kitap daha ne olsun? Ana fikir kötü ve kalitesiz diyemem her şeye rağmen ama bence çakma olduğunu söyleyebilirim. İslam dininin temel taşlarını -sevgi teslimiyet ruha dönüş vs- alıp boyayıp ‘an’da kalmak, ‘ol de olsun’ gibi kalıplara sokmuşlar
Güzel kalem, güzel betimlemeler. Zaten elinizden bırakamıyorsunuz kitabı su gibi akıp gidiyor. Peki hikayenin doğruluğu? Yani %100 doğruluğu? Onu da işin ehli olan tarihçilerden dinlemek gerek.
Bu kitap kurgu mu yoksa gerçeğin ortaya vurumu mu ayırt edemedim :) Ana karaktere üzülerek başladığım bu roman ortalarda sinirlenmeme sonlara doğru acımama ve son bölümde ise şaşkınlık yaşamama sebep oldu. Hırs denilen habis duygunun sınırlarını bilemiyordum -hala emin değilim gerçi- ama şunu gördüm ki insanoğlu bencil bi varlık yaptığı yanlış işlerde kendini haklı çıkaracak bir taraf her zaman buluyor,yaptıklarını aklayacak,vicdanını rahat ettirecek telkinler gecikmiyor.