Unutulup gidecekti; zaman ve başkalarının varlığı onun yerini yutacaktı. Önümüzdeki on ya da yirmi yıl içinde Breuer ölmüş olacaktı. Hem de yalnız ölecekti: Kimin bana eşlik ettiğinin ne önemi var, diye düşündü. Nasıl olsa herkes yalnız ölür.
Hissettiklerim... Ne hissediyorum ki? Kendimi yerkabuğunun derinlerinde, varoluşun merkezinde hissediyorum. Tam olmak istediğim yerde duruyorum. Yaşam ya da amaç hakkında soru sorulmayan bir yerde; merkezde, güvenli bir yerdeyim. Onun güzelliği bana sonsuz güven sağlıyor.