"Ama bence bugünün tiyatrosu tutculuktan, boş ve geri şeylerin savunuculuğundan başka birşey değil. Perde kalkıp da o üç duvarlı odada, sahnenin yapay ışığında, o büyük yeteneklerin, kutsal sanatın yüce kişilerinin, insanların nasıl yiyip içtiğini, seviştiğini, yürüdüğünü, nasıl ceket giydiğini bize betimlediklerini gördüğümde; bayağı tablolar ve tümcelerle, ancak mankafaların işine yarayacak o küçük, basit ahlakı şırınga etmeye çalıştıklarını izlediğimde; binlerce değişik görüntü arkasında hep aynı bayağı şeyi ısıtıp ısıtıp sunduklarında; Maupassant'ın, kabalığı ve bayalığıyla üstüne bi karabasan gibi çöken Eyfel Kulesi'nden kaçması gibi kaçıyorum ben de.