Kays Mahfi

Kays Mahfi
@KaysMahfi
Ukdem ve Miranda'ya Mektuplar kitaplarının yazarı.
Bazı ifrazata izahat israftır
Paylaşımlarında İtalya hükümeti şunu yaptı, Kanada Başbakanı bunu dedi, Küba şöyle, Fransa böyle diye hayranlıkla anlatan arkadaşlar; Bunun tartışmasına girmeyeceğim, çünkü sizinle kesinlikle tartışılmaz, çok sayıda tecrübeyle sabit bu fikrim ama şunu söyleyebilirim; Türkiye'de yaşıyorsunuz hatırlatırım. Babasından annesinden utanan evlat gibisiniz. Yaptığınızın; yattığınız yere pislemekten farkı yok. Zaten paylaşımlarda gördüğüm kadarıyla bu paylaşımları yapanların tamamı zengin, (o da ayrı bir komedi). Baba evini beğenmiyorsanız ayrı eve çıkın, o gücünüz var. İyi günde eleştiri normaldir, haktır hatta zeka göstergesidir ve takdirle karşılarım ama zor günde bunu yapmak zırvalık... Şu saçınızı toplayın da yangına siz de bir kova su taşıyın. Yangın bitince tarakda sizin saç da sizin.. Kays Mahfi
Eğitim
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
infak
Son günlerde devlet şunu yapmalı, devlet bunu yapmalı diye paylaşımlar türemeye başladı. İşsizlik maaşı, uygun krediler falan. Evet devlet kesinlikle elinden geleni yapmalı ama bence millet de aynı özveriyi göstermeli. Mesela bilmem kaçıncı kez umreye gitmek için hazırlanan abilerim ablalarım umre yok artık o parayı etrafınızda işten çıkmış çalışmayan insanlara dağıtmaya ne dersiniz. Her gece barda, pavyonda,gazinoda eğlenen hümanist kardeşlerim bar pavyon kapandı eğlenceler iptal o paralar cepte kaldı, metresi olan zengin abiler maaliyet düştü mecburen evde eşinlesin senin de paran sende kaldı o paraları ihtiyacı olanlara dağıtmaya ne dersin. Her gece kahveye gidip hesap ödeyen abiler bir ay da oyun oynamadan o kahvede çalışan ve işsiz kalmış kardeşlerine oyun oynamış gibi hesap ödemeye ne dersiniz. Kumar oynayan zengin kardeşlerim bir kere daha oyunda kaybetmiş gibi bir miktar dağıtmaya ne dersin. İkinci, üçüncü ya da daha çok evi olup kiraya veren abiler bir ay kira almamaya ya da en azından kirayı düşürmeye, özellikle gıda sektörünü elinde tutan kodaman abiler maaliyetine satamıyorsan bile fiyatlardaki kâr miktarını şu bela başımızdan gidene kadar minimuma indirmeye ne dersiniz. Türlü yollarla yetimin fakirin hakkını kendi bünyesinde toplayan hükümetiyle muhalefetiyle siyasi abiler herkesin hakkını geri verip en azından bu şekilde helalleşmeye ne dersiniz. Sigara, alkol kullananlar biraz azaltıp infak etmeye, tatil planı yapanlar, iptal olmuş o tatil için ayırdığınız parayı dağıtmaya ne dersiniz. Yastık altında, kasasında altını, parası olanlar bakın ölüm ne kadar yakın siz giderseniz o mal mülk burada kalacak birazını dağıtmaya ne dersiniz. Bu örnekleri sayfalarca uzatabilirim ama azı karar çoğu anlatılan konuya zarar. Görünen tablo açık ve net. Küresel bir
İlişkiler
Sipariş ve satış
Teşekkür ederim takip için ve hoş geldiniz sayfama Dilerim kitaplarımla da tanışırsınız en yakın zamanda
1000Kitap
Corona'ya Dair
Bir musibet bin nasihatten iyi demiş atalarımız. Elbette ki her atasözü asırlara dayanan toplumsal hafızanın ve tecrübenin ürünü. Dünya öyle bir hal aldı ki; artık insanlık ve hayat ben merkezli bir çark ile dönmeye başladı. (İstisnalar hariç) Başkalarına üzülmeyi unuttuk, yardımlaşmayı el uzatmayı hatta yardım istemeyi bile... Evde aile fertleri ile harcamamız gereken zamandan çaldık kendi egomuza meze yaptık. Hatta kendi zamanımızdan bile çaldık. Bizi biz yapan duygularımıza kulaklarımızı kapatıp eylenebilecegimiz faydalı onca şey varken eğlence denen parıltılı dünyaya daldık. Kimimiz yaşayarak, kimimiz uzaktan bakıp hayale dalarak. En kötüsü de buydu aslında başkalarının hayallerine bile lüks olan bir hayatı yaşayan insanlar o hayatın her anını paylaşıp o imkanlarda olmayan insanların gözüne sokmaya başladı. Bir tarafta içler acısı işkenceler yaşayarak ölürken insanlar bir taraftan bunlara gözünü kapatıp eglenemeye devam etti insanlar Yaşlılarımıza, hastalarımıza gerektiği kadar önem vermez hale geldik. Çünkü yetismemiz gereken eğlenceler vardı. Dünya denen bu nimetin kıymetini bilemedik. Hoyratça kirlettik, tükettik, güce tutunup güçsüz olan her şeyi ve her kesi ezdik, hor görerek bile olsa... Ve bir musibet geldi. İnsan eliyle bile olsa elbette ki izni olmadan yaprak ve kımıldamayan Allah'ın takdiriyle... Bir hastalık düşünün ki çocukları öldürmüyor, size yaşlılarınızdan kurtulabilmek ya da onları kollayıp hayatta tutabilmek arasında bir seçim sunuyor mesela. Koruyup kollamazsak yeryüzünde tek hasta ve yaşlı kalmaz. Hatta zayıf bünye bile kalmaz sadece güçlü bünyeler hayatta kalır. Mesela egemen güçlerin bunu seve isteye yapabileceği fikri bana hiç de uzak gelmiyor. Yaşlı ve hastaların emekli maaşıdır, sağlık gideridir vs. Zaten adamlar para için acımadan kan
Kültür-Sanat
Özlemin
Hangi geceye sığınsam Özleminin koynunda buluyorum kendimi Bir sokak lambaları şahit sensizliğime Bir de şu yıkık harap kaldırımlar Bir an yanağım ısınıyor avuç içlerinin anısıyla Bir an dudağım parmak uçlarının hayali dokunuşuyla Kış ortasında bahar şenliği gibi içime, tebessümün... Yüreğimin dar ağacında yargılanıp asılası var; Vuslata diye sayılan her günün... Gittikçe sen kokuyor soluduğum her nefes sevgili Bayram arefesinde çocuk gibiyim kavuşmayı beklerken Kâh şen şakrak bayram için Kâh kızgın ve üzgün geçmek bilmeyen saatler için Özleminin koynunda dalıyorum uykuya her gece Ve özlemine uyanıyorum her sabah Hem bütünümle, hem de her zerremle... İçimdeki yokluğundan öp beni Yorgan misali sarsın yüreğimi O da beni seviyor, özlüyor hissi Bırak üşüsün bedenim, her an daha da kiymetlensin sarılışların... Aşk ile... Kays Mahfi
İlişkiler