Kime sorsan mutsuz, farkında olmasa da, inancı ya yok, ya da zayıf ki; bu sebepten umutsuz.
Bizi mutlu eden şeyler, aslında mutlu edeceğini sandığımız şeyler değil belki de...
Mesela hiç sabah uyandığında; şükürler olsun kolum bacağım, gözüm, kulağım yerinde ve sağlam dedin mi.
Pencereden dışarı uzanıp derin bir nefes alarak, çok şükür nefes alabiliyorum, ya alamasaydım dedin mi hiç.
Sahip olmak istediklerini düşünüp iç çekmek yerine; sahip olduklarını düşünerek, ya bunlar da olmasaydı deyip varlıkları ile mutlu oldun mu.
En son ne zaman bir öksüzün saçlarını okşayıp, gözlerindeki tebessümle mutlu oldun,
En son ne zaman ihtiyaç sahibi birine maddi ya da manevi yardımda bulunup duasını aldın
En son ne zaman yoldaki bir taşı alıp kaldırıma, ya da bir ekmek parçasını yerden alıp, öpüp başına koyarak yüksek bir yere koydun,
Bir yaşlıyı ya da çocuğu kolundan tutup karşıya geçirdin,
Ne zaman kuşlar içsin diye bir yerlere bir kap su, bir lokma yemek artığı bıraktın...
En son ne zaman, birinden özrün olmasa da özür diledin, herhangi bir sebebe gerek görmeden birine teşekkür edip, kendini iyi hissetmesine vesile odun...
En son ne zaman trafikte bir yayaya yol verdin, ya da bir sürücüye gülümseyerek buyur sen geç dedin.
Mesela senden ilgi bekleyen birine, en son ne zaman işinden gücünden zaman ayırıp ilgi gösterdin,
Onu da geçtim, en son ne zaman kendin için mola verip, güzel hayallere daldın. Kendine bir tebessüm ısmarladın...
En son ne zaman pek ilgini çekmese de birisini ilgi, dikkat ve sabırla dinleyip derdine ya da neşesine ortak oldun.
En son ne zaman yaşlı bir insanın kapısını çalıp yalnızlığını giderdin
Düşmüş birine el uzatıp, karşındaki kim olursa olsun selam vermekte ondan once davrandın...
En son ne zaman öz eleştiri yapıp, kendini kurcaladın. Seni eleştiren birine