Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik;
Bin atlı, o gün dev bir orduyu yendik!
Ak tolgalı Beylerbeyi haykırdı: "ilerle!"
Bir Yaz günü, geçtik tuna'dan, kafilelerle...
Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan,
Şimşek gibi, Türk adlarının geçtiği yoldan,
Bir gün, doludizgin boşanan atlarımızla,
Yerden yedi kat arşa kanatlandık, o hızla...
Cennette bugün gülleri açmış görürüzde,
Hala o kızıl hatıra titrer gözümüzde
Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik;
Bin atlı, o gün dev gibi bir orduyu yendik!
Vazgeçildim galiba
Ama ben vazgeçmeyeceğim bunu bil. Biz boynumuz vurulsa "vardır bunda da bir hayır" diyecek kadar bağlıyız Rabbimize. Bana vazgeçmekten bahsetme! Bir rüya gibiydi seninle yaşadıklarımız; bir yalan olduğunu uyanınca anladığımız... Demek ki neymiş? Rüyalar gerçekmiş; ama uyanmadın sürece şimdi yalnızca gizlediğimiz o kör Sevda kalıyor geriye ... Kimselere diyemediğimiz, sessizce sustuğumuz,sustukça içinde bulduğumuz... Zaten o suskunluk değil miydi birbirimize ait olduğumuzu saklayan, bize hep başkalarınınmışız gibi gösteren? Söylesek bizi bileceklerdi; sustuk başkasının sandılar. Bunu ne ben anlatabildim sana ne sen anlayabildin kanımca...
Bak şimdi her şey daha da anlamsız sen anlamayınca...