📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ellerimden tut düşüyorum, yakama yapış bileklerime yapış, tuttum seni de artık düşmezsin ben tutarım seni de canım yanar ama tutarım seni de. Biliyorum bir yanın benim için bırak düşsün acısın canı biraz da o ölsün diyor ama yapma çünkü sende biliyorsun ki her ben öldüğümde sen de ölüyorsun, her sen öldüğünde bende ölüyorum yaparız kırarız istemeden birbirimizi istemeden paramparça ederiz ama biz bağlanırız yine biz yine biz oluruz sen senken ben de benken bir anlamımız yok...
"Ateş gibiydim, kime değdiysem canı yandı.." Seni de yaktım sanırım.... Üzgünüm....
... Bazı günler vardır, hızla akar gider zaman ve sanki sen daha yeni yeni yataktan kalkmış gibi bitirirsin günü. Sevinirsin bu hıza, akşamın gelişi mutlu etmiştir seni, ofisin kapısından çıktığın gibi hürsün ya, sağa sola, biletçiye, metrodaki esmer çocuğa gülümsersin. (...)
Günün hızlıca geçmesi mutlu etmiştir seni, fakat şimdi, günün bu kadar hızlı geçmesinden dolayı büyük bir çöküş yaşamak üzeresindir.
Evine girer girmez yüzüne çarpan yalnızlığı, içeriye hapsolmuş havayla karıştırmayacak kadar tecrübelisin. "Bir sesi olsa yalnızlığın dersin," dersin, beni karşına alıp gözlerini kocaman açarak. "Kilit ses olur bu. O mekanik seslerin çağrıştırabileceği tek şey yalnızlıktır bence."
Günün hızlıca bitmesine sevinen, koşarak ofisini terk eden sen, evet sen, gece kafanı yastığa koyup diğer yastığa sarıldığında sarıldığında, kendini mesai bitimindeki kadar mutlu hissedebiliyor musun? Sarıldığın yastıkta ki koku senin kokun, tek kişilik yatakta ölecek olmak senin korkun ve hızla geçen zamanın aslında aslında ne kadar boş ve manasız olduğunu anlaman ise senin pişmanlığın.