Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Hüseyin Nihâl Atsız
Zamanla deriz. Zamanla her şey yoluna girecek deriz. O yorgunluğa rağmen küçük bir umutla zamanın ilerlemesini, bize getireceklerini bekleriz. Öylece olduğumuz yerde. Bu bekleme sakin kalma sürecidir. Adeta omuzlarımızda yük, dağın eteklerinde zirveyi izliyoruz. Çaresizmişiz gibi. Beklemek bizim için çaba göstermektir kimi zaman.
O bekleyiş, o sancılı zaman geçer. Kimse eski benliğinde kalmaz. Kimisi yerinde sayarak -izleyerek- değişmiştir, kimisi ise hiçliğe adımını atar ve bambaşka bir yolculuğu selamlar.
Orman ayılarını sirklerde ehlileştirip, soğuktan korumaya çalışan alçak zihniyetli insanlara inat acı çeken insanların sesini duyurmak isteyen tüm duyarlı müslümanlara...