Alıntılarım okuduğum kitaplarda altını çizdiğim yerlerdir. Geri dönüp sonrasında tekrar bakabileyim diye. Kişilik ve duygu durumu analizlerinizi kendinize saklayın lütfen ;)
Başkalarının ölümünün, bir annenin sevgisinin, onun Tanrısının, seçilen yaşamlarin, kaderlerin ne önemi vardı benim için, değil mi ki beni de, onun gibi benim kardeşim olduklarını söyleyen milyarlarca imtiyazlıyı da bir tek kader seçecekti. Anlıyor muydu bunu, anlayabiliyor muydu acaba? Herkes imtiyazlıydı. Bu dünyada imtiyazlılardan başka kimse yoktu. Ötekileri de günün birinde mahkûm edeceklerdi.
Temyize gitme isteğimin kabul edileceğinden emin olduğunu, ama yine de kurtulmam gereken bir günahın ağırlığını taşıdığımı söylüyordu. Ona göre, insanların adaleti bir hiç, Tanrı'nınki ise her şeydi. Beni mahkûm edenin insanların adaleti olduğunu belirttim.