Kübra taşkanat

Kübra taşkanat
@Kbrtsknt
Çok temkinli bir şoför olan babam "Trafiğe çıktığınızda herkesi deli kabul edin. Her şoför her an her seyi yapabilir diye düşünün, der. Bu, aslında, trafik kadar hayat için de geçerli bir görüş. Hayatta herkes her an her şeyi yapabilir ve kimin ne yapabileceği benim kontrolüm, iradem dışındadır; bana düşen, benim sorumluluğumda olan, kim ne yaparsa yapsın orada benim ne yapacağım olur. Örneğin bana kötü davranan sevgilimi/eşimi değiştiremem ve nitekim herhangi birini değiştirmeyi de zaten düşünmemem gerekir; ama bana kötü davranan sevgilimle/eşimle ilişkimi bitirebilirim. Bize bitirme özgürlüğü tanımayan ilişki gerçek bir ilişki değildir. Buna anne babamızla ilişkimiz de dahil.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Zihnimizde tasarladığımız şekle uymadığı anda çocuğu bizi üzmekle suçlarız. Dört yandan herkesin çocuğa 'Öyle yapma ama, bak, anneni/ babanı/öğretmenini üzüyorsun, dediğini duyarım. Halbuki kendisi üzgün olmayan hiçbir çocuk anne- babasını, öğretmenini, bizim bakışımızla söylersek "bir büyüğünü üzmez. "Anneni üzüyorsun," dediğimiz her durum için, çocuğun neden üzgün olduğuna bakmalı. Çocuğun hislerini hiçe saymayı o kadar kanıksamış haldeyiz ki. Çocuk da hisleriyle bağ kuramadan, gerçek hislerinin ne olduğunu bile bilemeden, onları bastırmayı ve yok saymayı öğrenerek büyüyor
Sayfa 20·Kitabı okudu
Dünyada iki tür insan vardır: yaşayanlar ve yaşayanları seyredip eleştirenler. Seyretmek ölümü, katılmak ise yaşamı simgeler
Sayfa 161·Kitabı okudu
İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.
Öfkenin arkasında her zaman incinme olduğu doğru ama o öfkeyle ne yaptığımız bizi biz yapan sey. Acıyı, öfkeyi işlemek kendimizi inşa etmek demek.