ÖZNUR YILDIRIM

ÖZNUR YILDIRIM
PSİKOLOJİ
TEKİRDAĞ
İZMİR
18 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı
Paleolitik Çağ ve Kültürü
Paleolitik Çağ’da yaşam, bu çağın insanları ev yapmayı,hayvan, besin üretmeyi bilmediğinden, avcılık ve toplayıcılık yaparak, mağaraları mesken gibi kullanarak, sıcak, soğuk, kar, don, dolu, yağmur, rüzgâr, sel, çamur gibi doğanın zorlukları ve vahşi hayvan tehdidi dolayısıyla gerçekten çok zordu. Bu nedenle Amerikalı etnograf Lewis Henri Morgan, haklı olarak, Bizim Yontmataş Çağı da dediğimiz Eski Taş Çağı’ nı yani Paleolitik Çağı insanlığın “Vahşet Evresi” olarak tanımlamıştır. Morgan’a göre arkeologların Mezolitik dedikleri Ortataş Çağı ise insanlığın “Vahşet Evresinden Barbarlık Evresine Geçiş”çağıdır. Morgan’ın “Barbarlık Evresi” diye tanımlamış olduğu çağ ise bizim Cilalıtaş Çağı da dediğimiz Yenitaş Çağı yani Neolitik Çağ’dır.
Sayfa 38 - Bilge·Kitabı okudu
Tarih
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Homo(İnsan) Türlerinin Evrimi
İnsan evriminin Pleistosen Çağ’ın ilk dönemlerinde mevcut bulunan Homo Erectus‘la başladığı düşünülmektedir. Homo Erectus‘dan iki homo insan türü evrimleşti: Fiziki anlamda günümüz insanlarından çok da farklı olmayan bu iki türden biri Homo Neanderthalensis, ikincisi Homo Sapiens’tir. 1856 yılında Almanya’nın Düsseldorf civarında Neander Vadisi’ndeki bir mağarada keşfedildiği için Neanderthalensis adını almış olan Homo Neanderthalensis, günümüzden 250 bin yıl önce Avrupa’da ortaya çıktı. Erkek boy uzunluğu 1.70, kadın boy uzunluğu 1.45 cm olan Neanderthaller, 20-25 kişilik gruplar halinde mağaralarda yaşadılar. Avcılık ve toplayıcılık yaparak yaşamlarını sürdürdüler. Mızrak ve el baltalarını silah olarak kullandılar. Ölülerini kazdıkları yaklaşık 50 cm derinliğindeki çukurlara ölü hediyeleri bırakarak gömdüler. Homo Sapienslerin kültürel anlamda Neanderthallerden farklı en önemli özelliği ok ve yayı icat edip, oku silah olarak kullanmış olmalarıdır. Kimi araştırmacılara göre Kromagnon, Homo Sapiens’tir, kimilerine göre Homo Sapiens’in mükemmel torunudur ve bu bakımdan insan evriminin son halkasıdır.
Sayfa 29 - Bilge·Kitabı okudu
Tarih
‘Medeniyet’ ve ‘ Uygarlık’ Kelime Kökenleri
19. yüzyılın yönü batıya yönelik Osmanlı aydınları, Batı yazında henüz yeni olan uygarlık kavramlarının türetilmiş olduğu Latince civilis sıfatını dikkate almadılar. Bu Latince sıfattan bir kavram türetmek yerine Batı dillerinde uygarlık kavramının Türkçede karşılığı olacak bir kavram türetmek arayışı içine girdiler. Medeniyet kavramının dilimize girişi bu arayışın sonucudur. Zira medeniyet kavramı Arapçada kent anlamına gelen Medine ile aynı köke yani m.d.n köküne sahiptir. Dolayısıyla medeniyet ile İngilizcedeki civilization’ın veya İtalyanca veya Fransızcada aynı anlamdaki kavramların ortak esin kaynakları ya da kastettikleri ‘Kent ya da kent ile ilgili olan’ dır. Türkçedeki diğer kavram yani uygarlık Türkçeyi Arap-Fars etkisinden kurtarmak ideolojisine sahip olan Cumhuriyet’in milliyetçi aydınlarının arayışının sonucudur. Medeniyet kavramının yerini tutacak Öz türkçe bir sözcük bulmak isteyen bu aydınların arayışı, onları, ilk uygar Türk devleti olarak kabul edilen Uygurlara götürdü. Böylece uygarlık kavramı da dilimize kazandırılmış oldu. Başka bir ifadeyle uygarlık kavramı Uygur‘dan türetildi ve böylece uygarlık kavramı barbarlık karşıtı bir kavram olarak bizim dilimizde de kullanılmaya başlandı.
Alıntı
‘Barbar’ Kelime Kökeni
Barbar sözcüğü, Eski Çağ’ın mirası olarak günümüze kadar ulaşmış sözcüklerden biridir. fakat bu sözcük Hititlere değil eski Yunanlara aittir. Eski Yunanlar barbar sözcüğünü ilkin Yunanca konuşmayan ya da anlamadıkları bir dili konuşan halkları tanımlamak için kullandılar. Fakat onlar bu sözcüğü zamanla Yunanca konuşan Aitolialılar için de kullanmaya başladılar. Böylece barbar sözcüğü yalnızca dili bilinmeyen, anlaşılmayan halklar ya da kavimler için kullanılan bir sözcük olmaktan çıktı ve belli bir sosyoekonomik, kültürel düzeyde olmayan, yaşamlarını kabilsel tarzda devam ettiren, istilacı, yağmacı halklar ya da topluluklar için kullanılan bir kavram oldu.
Sayfa 22 - Bilge·Kitabı okudu
Alıntı
Anadolunun Bilinen İlk Halkları
Kızılırmak havzasında kabilsel bir yaşam süren Hattiler, Anadolu’nun adını bildiğimiz ilk üç halkından biriydi. Diğer ikisinden ilki Hattilerin kuzey komşuları Palalar, ikincisi güneydoğu komşusu olan Hurrilerdi. Her iki halk da Hattilerle birlikte Anadolu’nun İÖ 3. binyıl halkları olarak tarihe mal oldu.
Sayfa 18 - Bilge·Kitabı okudu
Alıntı