“İslam’ın Dirilişi deyimiyle şüphe yok ki, İslam halklarının dirilişini söylemek istiyoruz. Yoksa İslam prensiplerinin değil. Çünkü: İslam prensipleri hiçbir zaman ölmemiştir ve ölmez, her zaman için dipdiridir, ezeli ve ebedidir.”
Bu ezel ve ebede dahil olabildiğimiz müddetçe varoluşumuzun hakikatini gerçekleştirebiliriz. Ömrümüz bir şeyleri aramakla geçiyor. Içimizdeki boşluğu, ait olduğu hakikatle doldurmadığımız her an, arayış yolumuzda açtığımız her kapı boşluğa çıkacak.
Her gün değişebilen nitelikte yığınla; ideoloji, teori, popülizmle dolu dünya. Insan ise koca alemde yalnız ve yolunu aramaya devam ediyor.
İnsanın bu yolculuğunda “İslam, her şeyden önce, Müslümanın kendine dönmesi için yükseltilmiş bir sestir.”
“Müslümanların kendine dönüşmesi, başka bir kültüre dönüşmelerinden daha güç, ama tek kurtuluş umutları olacaktır.”
Insansa, kurtarıcı çağrıyı duymamakta direniyor!