Görmek istemediğimde körlük gözlüğümü takıyorum artık. Biliyorum ki o zaman bakan ben değilim. Yoruldum bakmaktan, nefes alıp vermekten... Al ver al ver, yoruldum. Bir nefes de kendime saklayayım madem aldım vermeyeyim dedim, o nefesi eve götüreyim dedim, ölüyordum az kalsın...
Hayvanlar; yiyip, içen, dışkılayan ve pilsiz ses çıkaran oyuncaklarıdır Allah'ın, onlar bizlerin insanlığını sınamak için yolumuzun üstüne konan merhamet ölçekleridir. Hayvanları ıskalayan, görmezden gelen yürekler kurumuştur. Belki de vicdanı kuruyan insanlar yeniden dünyaya geldiklerinde hayvan olup çaresizliği, görünmezliği tadıyorlardır kim bilir?
Avrupa'da eğitim almış bir akademisyenin gözünden Hz. Muhammed'i okumanın ilginç olacağını düşünerek kitabı okumaya başladım.
Daha önceki okumalarımda Nebi ve Resul Hz. Muhammed'i okumuştum. "Allah'ın Kulu" Hz. Muhammed'i okumanın farklı bir bakış açısı olacağını düşünerek kitabı aldım.
Kitabın kapak tasarımındaki buz dağının görünen kısmının görselinin etkileyici olduğunu belirtmeden geçmek istemiyorum.
Kitap, yazarın yaklaşık 20 yıllık bir sürede yazdığı akademik ve akademik olmayan makalelerden oluşuyor.
Bana göre; kitabı farklı kılan makale Hz. Muhammed'in vahiy alıp tebliğ etmesini, müridin mürşidi ile ilişkisi içinde açıklamaya çalışan " dördüncü bölüm oldu. Bu bölümde yazarın asıl uzmanlık alanını ve İbn-i Arabî'yi ayrıca araştırıp inceleme ihtiyacı hissettim.
Kitabı okumak isteyenlere tavsiyem, kitap klasik siyer kitapları gibi değil, daha akademik ve tematik bir üslup ile yazılmış. Kitabı okumadan önce yazarı ve İbn-i Arabî'yi okumuş olmanın faydalı olacağını değerlendiriyorum.