Birinciler: Cumhuriyetin ve onun gereği olan laikliğin, çağdaşlığın, kadın haklarının, vicdan özgürlüğünün, dünyaya açılmanın, Türkiye ve Türkler için ne büyük bir nimet olduğunu bilen, Milli Mücadele'ye saygı duyan, kahramanlarını minnet ve rahmetle anan, çeşitli partilere dağılmış, bin yıllık, olgun, milliyetçi Müslümanlar. Bunlar henüz çoğunlukta.
İkinciler: Yakın tarihimizi başka türlü bilen ya da hiç bilmeyen, kendilerinden başka türlü düşünen herkese düşman, kısacası başka tarzda yaşayan, davranan, düşünen ve konuşan, günlük siyasete meraklı, uzlaşmaz, ümmetçi, yeni tarz Müslümanlar.
Sade halk, tarihini ayrıntılı olarak bilmeyebilir, onları hedefleyen yazılara, sözlere inanıp telkinlere kapılabilir. Müslümanlığın özünü bilmeyebilir.
Ama, ya öbürküler, şu diplomalılar, okur-yazarlar, bürokratlar, teknokratlar, iş adamları, yazarlar, belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar?
Bunlar niye böyle, neden böyle oldular?
Birçok sebebi olabilir ama başlıca sebebinin, bır kısmını bu kitapta okuduğunuz, yıllardan beri durmadan anlatılan masallar olduğu aşikardır.