Özer Şanlı

Özer Şanlı
@Kebikec1
Okudukça, okuduklarımın çokluğunu değil, ne kadar az okuduğumu farkettim.
Emekli Astsubay
Lisans
Ankara
Ardahan
266 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Hürriyet nedir?
Fakirlik, içimizde etrafımızda ahenk bulunmak şartıyla -ve şüphesiz muayyen bir derecesinde- zannedildiği kadar korkunç ve tahammülsüz bir şey değildir. Onun da kendine göre imtiyazları vardır. Benim çocukluğumun belli başlı imtiyazı hürriyetti. Ahmet Hamdi Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü s. 21-23
Reklam
Modernite "kul hakkı" kavramını kabul ederse çatışmalar önemli ölçüde azalır.
Sayfa 54·Kitabı okudu
İstemem, eksik olsun!
Tek başına özgür olmak Dünyaya kendi gözlerinle bakmak Başarıyı, alnının teriyle elde edebilmek En önemlisi kendin olabilmek.. Cyrano de Bergerac Edmond Rostand
1000Kitap
Bugün, iki türlü Müslüman var artık.
Birinciler: Cumhuriyetin ve onun gereği olan laikliğin, çağdaşlığın, kadın haklarının, vicdan özgürlüğünün, dünyaya açılmanın, Türkiye ve Türkler için ne büyük bir nimet olduğunu bilen, Milli Mücadele'ye saygı duyan, kahraman­larını minnet ve rahmetle anan, çeşitli partilere dağılmış, bin yıllık, olgun, milliyetçi Müslümanlar. Bunlar henüz çoğunlukta. İkinciler: Yakın tarihimizi başka türlü bilen ya da hiç bilmeyen, kendile­rinden başka türlü düşünen herkese düşman, kısacası başka tarzda yaşayan, davranan, düşünen ve konuşan, günlük siyasete meraklı, uzlaşmaz, ümmetçi, yeni tarz Müslümanlar. Sade halk, tarihini ayrıntılı olarak bilmeyebilir, onları hedefleyen yazıla­ra, sözlere inanıp telkinlere kapılabilir. Müslümanlığın özünü bilmeyebilir. Ama, ya öbürküler, şu diplomalılar, okur-yazarlar, bürokratlar, teknokratlar, iş adamları, yazarlar, belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar? Bunlar niye böyle, neden böyle oldular? Birçok sebebi olabilir ama başlıca sebebinin, bır kısmını bu kitapta oku­duğunuz, yıllardan beri durmadan anlatılan masallar olduğu aşikardır.
Sayfa 721 - Bilgi Yayınevi; Birinci Basım Eylül 1997·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Eğer toplumun çoğunluğunu sığ zihinler oluşturuyorsa,
Orada demagojik söylem ve popüler yaklaşım­larla yozlaşmış retoriğin, ciddi bir düşünsel eğitim ve çaba ge­rektiren felsefenin yerini alacağı açıktır. Evrensel ve zorunlu doğruluk, her türlü bireysel keyfiyet ve göreliliğin egemen olduğu de­mokratik tartışma ortamlarında değil, yüksek bir birikim ve düşünsel iç disipline sahip filozofun çabasıyla ortaya çıka­caktır.
Sayfa 32 - Belge Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam