Bu aralar okuduğum tadı damağımda kalan en güzel kitaplardan biri Cennetin Doğuşu. "bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için bir hazırlık niteliğindeydi" diyor yazar arka kapakta. Sanırım benim içinde bugüne kadar okuduğum bütün kitaplar bu kitabı okumaya hazırlık niteliğindeydi
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
"Biliyor musun hayatta pek fazla dileğim olmamıştır "diye söze başladı." bir şeyleri dilememeyi çok küçük yaşta öğrendim. Dilemek hak edilmiş hüsrandan başka şey getirmez insana. "
Sam Hamilton'u düşündü. Ne çok kapıyı çalmıştı,. Ne çok planı, projesi vardı, ama kimse para vermemişti ona. Öyle ya... Onun varlığı çoktu, zengindi. Daha fazlası verilemezdi. Para pul, ruhen yoksul olanlara, ilgi ve mutlulukları bakımından yoksul olanlara nasip oluyor sanki. Lafı dolandırmadan söylersek :çok zenginler bir takım zavallı garibanlardır.
Lee sersem bir ihtiyar gibi yemek için özürler diledi. Bildiğin odun fırını gibi ısınmayan gazlı fırına kabahat buldu. Eski hindiler gibi olmayan yeni hindi cinslerine kabahat buldu. Ama iltifat edilsin diye olta atan yaşlı kadınlara benzediği söylendiğinde, onlarla birlikte güldü.
Hikayemiz tek bir hikaye. Bütün romanlar, bütün şiirler, içimizdeki hiç bitmeyen iyi-kötü çekişmesi temeli üzerine kuruludur. Ayrıca bana öyle geliyor ki, kötülük hiç durmadan yeniden canlanıyor ;oysa iyilik, erdem ölümsüzdür. Kötülüğün hep yeni, taptaze bir çehresi vardır, oysa erdem dünyadaki her şeyden köklü ve saygıdır.