"Andolsun biz Kur´an´ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Yok mu öğüt alan?" Kamer 54:17,22,32,40
islamikitapozet.blogspot.com
*Önce bilgi, sonra fikir*
"İslam'ın 5 direği diye bir şey icat edilip koskoca din 5 şekil şartına bağlanmıştır... Oysa bunların her biri belli bir gayeye giden yolda araçlardır, amaç değil."
Ozi ツ
Müellif namaz terkedilebilir, önemli değildir, başkasına kılınır falan demiyor. Müellif yoktan var etme iddiasında da değil. Farzlardan bazılarının seçilip bir paket halinde dinin temeli olarak adlandırıldığını, diğer farzların önemsizlermiş gibi geri plana atıldığını söylüyor.
'Yaratma-halk' ifadesi kullar için de kullanılabilir ki Allah azze ve celle Hz İsa'ya Ali İmran'da söyletmiştir. Başka ayetler de vardır. Ha bizlere yine de kullanmamak yakışır o başka. Günlük hayatta, icat çıkarma vb ifadeleri, yoktan var etmek anlamında kullanan olduğunu da sanmıyorum. Bizim yaptığımız; var olanları (akıl, madde, ortam vd) birleştirmek, onları kullanarak birşeyler yapmaktır. İcad değil de İbda-Bedi (sıfat bile olsa) ifadesini kulların kullanması yakışmaz.
Okumadığınız kitap, tanımadığınız müellif hakkında bu tür ithamlar yakışık almıyor. Evet bozukluk var ama kitapta değil. Profilinizde alıntılar yaptığınız yazarlardan, fikirlerinden haberdar olsanız bize böyle bir ithamda bulunamazdınız.
Maşallah hocam, bu platformda gördüğüm birkaç kaliteli okurdan birisiniz, tebrik ederim.
Kitabı tavsiye eder misiniz? Benim de okuma listemde olan bir kitap, okumaya değer mi merak ettim.
Estağfurullah değerli kardeşim. Hidayet üzere varolunuz.
Yer yer alıntılarda bulunduğu Mustafa İslamoğlu ekolünden bir yazar. Hz.İbrahim ile ilgilli ayetler üzerinden dinin temel unsurlarınının tanımlanması yapılmaya çalışılmış. Vahye, dine aşina okurlara çok katkı sağlayamayabilir.
İçindekiler kısmını şuraya yükledim. Bir göz atınız isterseniz:
dosya.co/0ocf5gqxx1qn/10...dosya.co/6zu9203ph43e/10...dosya.co/cxjjg6ew5bl0/10...
Hz.İbrahim hakkında Ahmet Baydar'ın kitabını hatırlattı bana. Kitabı pek anlatamasa da birkaç kısa alıntı örneklemiştik:
islamikitapozet.blogspot.com/2025/10/ibrahim...
Resmî dini İslam olmayan bir ülkede davet nasıl yapılmalı? Misal bir Avrupa ülkesinde? Çoğu şu fikri savunuyor: “onların ülkelerinde hele de onların dini bayramları esnasında (Noel gibi) davet yapmak bi nevi provoke etmek gibidir ve bu gibi davranışlar İslama uygun değildir”
Peygamber Efendimiz ﷺ ve ashab-ı kirâm, İslam’ın hâkim olmadığı coğrafyalarda daveti nasıl gerçekleştirmişlerdir? Bu konuda delilleriyle, örnekleriyle, sağlam kaynaklarla bilgi paylaşabilecek olanlar varsa çok mutlu olurum…
Dağın şeyhi kardeşin paylaştığı bilgilere ve okuma tavsiyelerine ek olarak yazmak isterim.
Farklı din mensuplarına davet, tebliğ gibi girişimler için en kötü zamanların, dini bayram gibi özel günleri olduğunu düşünüyorum.
Hiçbirimiz dini duygularımızın yükseldiği bu gibi günlerde, falanca dinden birilerinin kendince doğrularını dinlemek istemeyiz.
Samimiyetlerinden şüphe etmediğimiz bu kardeşleri, empati yapmaya çağırmak gibi küçük hatırlatmalarla doğruya yönlendirmek yeterli olabilir.
Bu kardeşleri provokasyon gibi kötü niyetli girişimlerde bulunmakla suçlayanlarımızın irşad ve tebliğe muhtaç olduklarını da not etmeli. Bu kesimin hali daha endişe verici gibi.
1000 Kitabın Selefi Ablası Estağfurullah hocam. Amin, Rabbimiz cümlemizden razı olsun.
Rahman'ı kabul etmeyen müşriklere Rahman Suresini okumak eski bir köle olan İbni Mesud için çok cesurca bir tavırdı. Sonucu belli bu girişimi bir tebliğ yöntemi değil de bir meydan okuma gibi almak gerekir sanki.
Örneğin, Allah yolunda ihtiyaçtan fazlasını vermeyi (Bakara 219) vb çıta olarak koymuş Rabbimiz. Ancak İsra 27, 29 ile bir denge bilinci de vermiş.
Kötülüğe iyilikle karşılık verme (Fussilet 34) çıtasına ancak imrenerek bakabilecekler için de farklı davranış seçeneklerini mümkün kılmış, kabul etmiş.
Allah Rasulunun tüm yaşamı da bize; 'nasıl bu kadar iyi olunabilir' hayretini sıklıkla yaşatıyor. Onun akışının bozulmadığının şahitleri olarak bizler de en azından gücümüz nisbetinde samimi çaba içinde olabilirsek, zerre ameli hesap edecek Rabbimizin (En-am 132) bizi de rahmet dairesine alacağını umut edebiliriz.
Yeter ki tüm kıstaslarımızı Rabbimizin emirlerinden alalım. Allahu alem.