Birçok insan dayanıksız ve duyarlı hissettiği alanlardan kaçar. Kusurluluk şemanız varsa, Brandon gibi, hiç kimsenin size yaklaşmasına izin vermeden, yakın ilişkilerden tamamıyla kaçınabilirsiniz. Başarısızlık şemanız varsa, işten, okulla ilgili işlerden, terfiden, ya da yeni projelerden kaçınabilirsiniz. Eğer Sosyal İzolasyon şemanız varsa, gruplar, partiler, toplantılar, fuarlardan kaçınabilirsiniz. Bağımlılık şemanız varsa, bağımsız olmanızı gerektirecek tüm durumlardan kaçınabilirsiniz. Halka açık yerlere yalnız gitme korkunuz olabilir.
Kaçmanın yaşam tuzaklarımızla başa çıkmanın bir yolu olması do ğaldır. Bir şema tetiklendiğinde, olumsuz duygularla dolarız - üzüntü, utanç, kaygı ve öfke. Bu acıdan kaçmaya çalışırız. Ne hissettiğimizle yüzleşmek istemeyiz, çünkü bunu hissetmek çok acı vericidir.
Kaçmanın dezavantajı şemamızın üstesinden hiç gelemeyişimizdir. Gerçekle yüzleşmediğimiz için tıkanır kalırız. Sorun olarak kabul etmediğimiz şeyleri değiştiremeyiz. Onun yerine, aynı yıkıcı davranışlara devam ederiz. Acı hissetmeden yaşamımızı sürdürme çabası içinde, bize acı veren şeyleri değiştirme şansımızı da kaybederiz.
Kaçtığımızda kendimizle bir pazarlığa gireriz. Kısa vadede sıkıntı hissetmeyecek, ama uzun vadede bundan yıllarca kaçındığımız için sonuçlarının acısını çekeceğiz. Kaçtığı sürece Brandon en çok istediği şeyi asla yaşamayacak - sevmek ve kendisini gerçekten tanıyan biri tarafından sevilmek. Sevgi, çocukluğunda Brandon'dan esirgenen bir şeydi. Kaçma ile duygusal yaşamımızdan vazgeçeriz. Hissetmeyiz. Gerçek zevk ve acıyı deneyimlemeyecek şekilde donuk dolaşırız. Sorunlarla yüzleşmekten kaçındığımız için, genellikle çevremizdekileri incitiriz. Alkol ve uyuşturucu gibi bağımlılıkların korkunç sonuçlarıyla da yüzleşmek durumunda kalınız.