Musab

Öncelikle kendinize kalın, yazımı kolay bir defter alın. İhtiyacınız defter ve kalem. Yazmak için gerekli ortam ise sakin ve rahat olmalı. 1- Olumlu anları yazın. Ba bölümde o gün içinde yaşadığımız olumlu şeyleri yazacağız. Her sabah uyandığımızda, akşama kadar deneyimlenen olumlu anlara dikkat edelim. Akşamları uyumadan önce hatırlamaya çalışıp defterimize yazalım. İnanın hatırlayıp yazdıkça kendinizi iyi hissedeceksiniz. 2- Düşüncelerinizi düzenleyin. O an içinde zihninizde olan tüm düşünceleri yazın. Mantıklı mantıksız fark etmez. Olduğu gibi aktararak yazın. Farkında olmadan duygularınız düşüncelerinize düzen getirecektir. 3- Olumsuzları dökün. Sizi yoran, üzen ve sürekli sizinle gelen olumsuz ne varsa yazın. Yazdıkça omuzlarınızdan bu olumsuzlukların teker teker düştüğünü hissedeceksiniz. 4- Hedef anayasası hazırlayın. İsteklerimiz ve hedeflerimiz farklıdır. Her şeyi isteyebilir ama her şeyi hedefleyemeyiz. Ulaşılabilmesi olası olan hedefle tek tek yazın. Bunları yazarken görsel hafızanızı kullanın. Zaman tasarımınızı yapın. Nasıl yol alabileceğinize odaklanın, Her hedef için strateji notları alın. Hedefleriniz için ihtiyacına olan şeyleri düşünün. 5- Önemli ve acil listesi yapın. Bu bölümde odaklanmamız gereken şeyler biraz farklı. Genelde günlük hayatımızda yaptığımız aciliyeti olmayan birçok gereksiz şey olabiliyor. Birazcık da hayır diyememe sorunumuz varsa zaman kullanımı sürecinde yüklerimiz artabiliyor. Yapılması gerekenleri yazın. Hangisi acil, hangisi ertelenebilir diye not edin. "Önemli ve acil olanlar" ile "Daha az önemli, ertenebilir olanlar" listeleri yapın. Göreceksiniz ki çok şeyin arkasında abartı beklenti, gereksiz evetler var. Bu, iyi hissetmeniz için çok etkili bir maddedir. im insanımız ilacı sever. duğu zaman ciddiye
Reklam
Hayata atılacak kadar kendini güvende hissetmek, özerkliğin bir parçasıdır. Günlük görevler konusunda kendini yeterli hissetmek ve ayrı bir kendilik algısı olması diğer parçalarıdır. Son ikisi daha çok Bağımlılık şeması ile ilgilidir. Bağımlılıkla birlikte dünyayla başa çıkabilme duygusunu geliştiremezsiniz. Muhtemelen aileniz aşını koruyucudur. Sizin yerinize karar verirler ve sizin sorumluluklarınızı üstlenirler. Hatta gizlice sizi küçük görmüş olabilirler ve kendi başınıza bir şey yapmaya çalıştığınızda eleştirmiş olabilirler. Bunun sonucunda, yetişkin olarak daha güçlü ve aklı başında gördüğünüz insanlardan bir yönlendirme, tavsiye veya parasal destek olmadan tek başınıza başa çıkamayacağınızı hissedersiniz. Eğer ailenizden ayrılsanız bile-bu şeması olan çoğu kişi ailelerinden hiç ayrılmazlar-ebeveyn figürü olarak gördüğünüz biri ile ilişkiye girersiniz. Ebeveynin yerini doldurabilecek bir eş veya patron bulursunuz. Bağımlı kişilerin gelişmemiş veya iç içe girmiş kendilik algıları var dır. Kimlikleri ebeveyninin veya eşlerinin kimlikleri ile birleşmiştir. Bu nun tipik örneği, kocasının hayatı içine tamamen çekilen ve kendi kim lik algısını kaybeden kadındır. Kocasının istediği her şeyi yapar. Kendi ne ait arkadaşları, ilgi alanları ve fikirleri yoktur. Konuştuğu zaman ko casının hayatından bahseder. Hayata atılacak kadar güven, yeterlilik hissi, güçlü bir kendilik algı sı, özerkliğin bileşenleridir.
Heather'in ebeveyni kötü niyetli değillerdi. Kendileri korktuklan için Heather's korumaya çalışıyorlardı. Genellikle durum budur. Aşırı korumacı aileler çocuklarını çok da sevebilirler. Ancak sonuçta, Heather'da Dayanıksızlık şeması gelişti. Bu dünyada özerk olma becerisi zarar gördü ve dış dünyaya açılıp bir şeyler yapmaktan korkar oldu.
Fakat, bağımlılık ve iç içeliği teşvik eden sağlıksız bir çocukluk ortamınız olmuş olabilir. Ebeveyniniz size kendinize güvenme becerilerini öğretmemiş olabilir. Onun yerine, sizin için her şeyi yapmışlardır ve kendi kendinize bir şeyler yapma eğiliminizi küçük görmüşlerdir. Dünyanın tehlikeli olduğunu öğretmiş olabilirler ve sizi durmadan olası tehlikeler ve hastalıklar konusunda uyarmışlardır. Doğal eğilimlerinizi sürdürmekten sizi alıkoymuşlardır. Bu dünyada geçinebilmek için kendi yargılarınıza ve kararlarınıza güvenmemenizi öğretmiş olabilirler.
Eğer bağlanma sorununuz varsa, o zaman yalnızlık sizin için bir sorundur. Kimsenin sizi derinden bildiğini ve sizinle derinden ilgilendiğini hissetmezsiniz (Duygusal Yoksunluk şeması). Veya dünyadan izole olduğunuzu ve hiçbir yere uyum sağlayamadığınızı hissedersiniz (Sosyal İzolasyon şeması). Yaşadığınız boşluk duygusudur; bağlanmak için açlıktır.
Reklam