Tarihimizde aptal, sarhoş ve kötü padişahlara tesadüf edilmemiş değildir. Fakat Osmanlı hanedanından hiçbiri sırf kendi kudreti ve rahatı için memlekette bir yabancı egemenliği istemiş değildir.
"Pu be dünya! Pu sana be! Pu senin dünyalığına! Bu dünya da yaşanmaz kalantıı dayı, yaşanmaz. Sevdaymış, dostlukmuş, insanlıkmış hep hava. Hiçbir şey kalmamış; dünyada yaşanacak bir şey kalmamış dayı. Biz ne için yaşıyoruz daha. Dostluk kal madıktan kelli, arkadaşlık kalmadıktan kelli, bağlılık kalmadık tan kelli, daha ne var bu dünyada? Bizde yürek yok dayı, yürek.
Yürek olsa, şu kadarcık bir yürek olsa çeker şakağımıza dayarız silahı; güm! Bir kurşun beynimize. En iyisi bu. Ama bizde erkeklik kalmamış ki. Dünyada da insanlık kalmamış, bizde de erkeklik kalmamış dayı, yürek kalmamış, bir şey kalmamış. Aah ah! Ah dünya ah! "