Orwell yine yapıyor yapacağını. Herkesin görmezden geldiği konuşmak istemediği yoksulluğun kapısını aralıyor. İnsanların nasıl ayakta kalabildiklerini -eğer Buna yaşamak dersek- nasıl savaştığını gözler önüne seriyor.
Arapça’ da heba demek : havada uçuşan toz zerresi demekmiş. Bunu öğrendiğin andan itibaren Kenan ‘ ın askerlik arkadaşı olan Ziya ile arasındaki ilişkiye daha farklı bakıyor insan. Kitap rüya-gerçek arasında gidip gelse de Hasan Ali Toptaş farkını hissediyorsunuz.
HebaHasan Ali Toptaş · İletişim Yayınları · 20145bin okunma
Ben bir gürgen dalıyım bir çırpıda okunacaklar arasında. Ve sonunda büyük bir hüzün, tarif edilmeyecek derecede kahır. Kesildikten sonra yaşamaya devam eden ağaçların hikayesi. Kiminin kapı, kiminin masa, kiminin tabut olduğu; suretlerinin değiştirip yaşamaya mahkum bırakıldığı kısa bir zaman dilimi. Keyifle okundu.
Ben sensizliği yalnızlık sanmıştım bir keresinde. Şu cümlen bütün varoluş hikayelerini alt-üst etti sevgili Hasan Ali Toptaş. Ve yalnızlıklar kitabıyla başladığım maceram senin bütün kitaplarını sırasıyla bitirmemi sağladı. Kalemine; yüreğine sağlık.
YalnızlıklarHasan Ali Toptaş · İletişim Yayınları · 20154,461 okunma
Cennetin oğlunun “kar! Neden yağar kar!” diye bağırarak dolaştığını okuduğumda ; kendimi 77 kat yekpare camdan bir avm içerisinde aynı şekilde bağırarak hayal ettim.
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · İletişim Yayınları · 201514,1bin okunma