Öfkemiz, yaşamımızdaki önemli bir duygusal sorunu ihmal ettiğimizi ya da ilişkimizde kendimizden –inanç, değer, arzu ya da hırslarımızdan– çok şey feda ettiğimizi gösterebilir. Öfkemiz, başa çıkabileceğimizden çok daha fazlasını yaptığımızı ya da verdiğimizi gösteren bir işaret olabilir. Ya da öfkemiz başkalarının bizim için, kendi gelişimimiz ya da yeterliliğimiz pahasına çok fazla şey yaptıklarına dair bir uyarı olabilir.
Engin'in derin yası, kafa karışıklıkları, ertelemeleri, hapsolduğu belirsizlik çemberleri, ikilemlerin tutsaklığı yüzünden hayatında Zeliha'ya bir türlü sıra gelmiyordu. Zeliha onun için bir ağrı kesiciydi, gece yarısı ihtiyaç duyduğu bir uyku ilacıydı, yağmurda sığındığı bir saçaktı, sürekli gözlerinin içine bakan bir cankurtarandı;