Ah keşke onu hiç tanımamış olsaydım! O zaman “sen bir budalasın, dünyada bulunamayan birini arıyorsun” derdim; ama ona sahip olmuştum, duyumsamıştım o yüreği, o büyük ruhla birlikteydim ve onun yanında kendimi olduğundan daha üstün buluyordum; çünkü onun yanında, olabileceğim ne varsa, hepsini olabiliyordum. Tanrım! Onun yanında ruhumun tek bir gücü kullanılmadan kalır mıydı hiç? İlişkimiz, sapkınlığa kadar varan bütün halleriyle hep dahilik damgasını taşıyan en incelikli duyumsayışların, en keskin ussallığın dokusunu meydana getirmiyor muydu?
Barbar için ise acı kendi başına saygıdeğer birşey değildir. Acı çektiğini kendi kendine kabul ettirebilmek için önce yorum gerekser. Burada “şeytan” sözcüğü bir rahatlamadır. Kişinin son derece güçlü ve korkunç bir düşmanı vardır, böyle bir düşmandan dolayı çektiği acıdan da utanması gerekmez.