Gündüz Vassaf "benim yazarım" diyebileceğim yazarlardan biri. "Cehenneme Övgü"yle başlayan Vassaf okurluğum yazdığı neredeyse her şeyi okuyarak sürüyor. Bu kitap ise hakkında ne düşünmem gerektiğini bilemediğim bir kitap oldu ne yazık ki. Kendinden olanlar da dahil olmak üzere onlarca, yüzlerce alıntıyı, bir o kadar ilginç bilgiyi, özellikle semavi dinler ve sanat ilişkisine dair bir sürü tartışmayı üzerimize boca ediyor. Kısa kısa bölümleri elde kalem altlarını çizerek, okurken bir durup Google'dan aramalar yaparak, bahsedilen resimleri telefon ekranında büyütüp inceleyerek okunacak ve bir sürü şey öğrenilecek bir kitap.
Ama tüm bunların toplamı, güzel ve tavsiye edilesi bir kitap oluşturmuyor ne yazık ki. Çünkü kitap en temeldeki iddiasının altını dolduramıyor. İddia ve kapağın üzerinde yazan şey bunun roman olduğu. Ama "Ressamın İsyanı" bir roman değil bence. Gündüz Vassaf'ın daha önce gazetelerde yazdığı yazılarının benzerlerinin dayanıksız bir çatının altında bir araya getirilme çabası.
Ezcümle; bir Vassaf kitabı daha okumuş olmaktan memnunum. Ama 667 sayfalık okumanın sonunda kendimi aldatılmış hissetmiyor da değilim