Adı:
Teneke Trampet
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
727
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055381752
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
Baskılar:
Teneke Trampet
Teneke Trampet
Teneke Trampet
Teneke Trampet
Ana meseleyi kağıda dökmek için gerekli ve bir o kadar da lüzumsuz ayrıntıyı, maharetli ve sabırlı parmaklarıma ilham veren trampetim olmasaydı hatırlayamazdım. Hatta hastane bana günde üç dört saat teneke trampetimi konuşturma izini vermeseydi, ebeveynlerini bile tanıyamayan zavallı bir insan olurdum.

1900`lerin ilk yarısı. Almanya. Almanların, Polonyalıların ve diğer azınlıkların bir arada yaşadıkları bir kasaba: Danzig. Üç yaşına bastığı gün bir teneke trampet hediye edilen; çevresindeki erişkinlerin mutluluktan yoksun, karamsar, yalan ve suçla dolu, deyim yerindeyse acınası dünyasına katılmak yerine büyümemeyi "tercih eden" bir çocuk: Oskar Matzerath.

Teneke Trampet, savaş öncesinde Danzig`den savaş sonrasındaki Düsseldorf`a uzanıyor ve büyümeyi reddeden bir çocuktan bir akıl hastanesi sakinine dönüşen Oskar Matzerath`ın gözünden hem Orta Avrupa hem de Almanya`yı, hiç olmadığı kadar çıplak bir şekilde görmemizi sağlıyor. Grass`ın klasikleşmiş romanında Oskar`ın toplumsal yozlaşmayı, teneke trampetinin vuruşları ve camı parçalayan sesiyle protestosuna tanık olacaksınız.

1959 yılında yayınlanan ve acılarla dolu bir dönemin sert bir eleştirisi olarak değerlendirilen Teneke Trampet, Nobel ödüllü Günter Grass`ın en bilinen romanıdır ve dünya klasikleri arasındaki değişmez yerini çok önceleri almıştır.
727 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
57. Kurban ses ver dedim kendime
. .
Neden 56 kurbandan sadece bir kısa inceleme var ? Okudukça"söylüyorum ki "Teneke Trampet" e inceleme yazılamaz. .

#SPOİLER ..

Ne söylesek eksik kalacak "bu cepte dursun "
Kitabı sevmedim..
ama sevmiş de olabilirim,algı seviyemi yerden yere vurduğunu kabul ediyorum itiraf ediyorum ki uzun zamandır okuduğum anlamak için bütün çakralarımı zorlayan tek kitap "Teneke Trampet"_ "körleşmeden " bir üst rafa kaldırdım okuduğum "düğümleri"
Çok enteresandır ki kitabı elimden bırakmadım araya hikaye koymadım ve üç gün üstünde kafa patlattım. .yani okumamak yada yarım bırakmak gibi bir his hiç olmadı .. çok sevimsiz bulduğum bölümlerde bile asıl katmanın altında ne var ? merakı beni okuyucu olarak "diri"tuttu ..

Önce dilinden bahsetmek istiyorum bir iki bölüm geçtikten sonra Marquez in Alman versiyonuna dönüşmeye başladı ellerimde .. gerçek bir "büyülü gerçeklik " ve çok sesli anlatıcı orkestrası var ..
Kitap bittiğinde ise "Pitoresk" bir devrim lambası yanıyordu beynimde hatta beynim de lambayla birlikte yanıyordu az daha ...

Tamamen gizli ve sembolik ama bir alt katman otobiyografik bir kitap "Teneke Trampet " okuduğum üçüncü Günter Grass kitabı .. Eğer okuduğunuz yazarı tanımıyorsanız bazı kitaplar sizi "yutar" Teneke Trampet " tam bu kategoride bir kitap sizi çiğ çiğ yer kemiginizi sıyırır atar ..

Grass ın kitap sonundaki artık "sanrı" fırtınasından ben bile kendimi kurtaramadım herşey bir birine girdi ve zor kaçtım ...

Danzing hakkında ne biliyorsunuz mesela ? kendinizi yoklayın ikinci dünya savaşı hakkında bir kitap okurken alt yapıda bir şeyler olmalı ki zemini oturtun gerçi bu kitapta zemin çok oynak zor dengede duruyorsunuz ...

23 Ağustos 1939 da Almanya ve Rusya birbirlerine"saldırmama" anlaşması imzaladıktan sonra

1 Eylül 1939 sabahında savaş ilanı bile yapmak ihriyaci duymadan sevgili Hitler Çekoslovakya sınırından Polonya ya önce hava yollu bombalar daha ilerleyen saatlerde de panzerleri ile giris yapti .
Burada bir üniforma dalaveresi vardır
Nazi subayları Leh uniformlari giyerek bir radyo evini basar .. onu da başka zaman anlatırım :)

Kitapta bu mevcut ..
bir postahanede sıkışan karakterimiz yaşanan bu sıcak saatleri kendi gözünden bize yansıtıyor .. Günter Grass ın doğum yeridir ayrıca Danzing ..bağlantılar yavaş yavaş ortaya dökülüyor ..

Ana karakter Oskar büyümeyi reddeden bir çocuk olarak karşımıza trampetiyle dikiliyor ve bana göre en sevimsiz kitap karakterlerinden biri .. konuyu dağıtmadan tarihsel süreç şöyle devam eder ..
3 Eylül Ingiltere ..
4 Eylül Fransa Almanya ya savaş ilan eder ..
17 Eylülde Ruslar diğer taraftan Polonya ya girer .. Hitler ikinci dünya savaşını başlatmak için Polonya askerinin ateş açtığı "yalanı" üzerinden ilerler ve "ateşe ateşle"karşılık verilecektir bahanesini kullanarak altı milyon insan kaybına yolaçacak asfaltı döşer hem de bol mayınlı .. artık geri dönüş "yok !"
36 gün içinde Almanlar Ve Sovyetler Polonya yı paylaşır .. birlikte şampanya kadehleri tokuşturup " darısı ıngiltere ve fransa'nın başına" diyerek sırıttıklarını ..
bilmem ..
biliyormusunuz...


Kitap 1913 yılından 1950 lere kadar merdivenden düşerek büyümesi hem fiziksel hem zihinsel duran Oskar karekterinden bize yansır bir nevi "peter pan " sendromu tasviri aslında ..
(Daha sonra kafasının arkasına yediği taşla tekrar büyümeye karar verecektir )
asla vazgeçemediği Trampet Günter Grass 'ın bir dönem caz bateristi olarak çalıştığı düşünülünce anlam buluyor ayrıca mezar taşı imalatçılıģi yaptığı dönem de ilerleyen bölümlere dahil edilmiş ve karaborsa satıcılık hepsi kitapta mevcut ..

En büyük silahı olan "cam patlatan" çığlık
Bu çığlığı ilk duyduğumda önce XMan in ilk sahnesi geldi gözümün önüne Magneto çocuktur ve Nazi kampında çamur içinde tekmelenir ışte o sahne ..

Bu çığlık ve cam patlatma özelliği iki şekilde yorumlandı bende birincisi savaş karşısındaki suskunluk ikicisi ise meşhur Kristal gece olayları ..
9Kasım 13 Kasım 1938 arasında gerçekleşen "Kristal gece" senaryosuda soykırımın açılış sahnesi olarak tarihe geçer ...
Grass savaştan sonra bir savaş karşıtı olarak sahnedeydi ama 16 yaşında askere alındığı "Soğan soyarken adlı biyografisinden ve röportajlardan "
1944_1945 yıllarında SS imha gücünde bulunduğu ..
Frundersberg tank birliğinde görev aldığı ve hatta tutsak düştüğü yıllar sonra orta çıkmış ... 17 yaşında SS olduğunu 78 yaşında itiraf etmiş yazar ...

Neden bu kadar süre sakladınız diye sorulduğunda "savaştan sonra yaptığım iyiliklerin yeterli olduğunu düşündüm " demiş yani ona göre "kefaret" ödemiş kitaplarıyla ...

Teneke Trampette bir çok bölümde Isa rolü oynuyor Oskar inançsız bir yol izleyip Isa ve din üzerine yüklenirken sonlara doğru kendini Isa olarak tanıtmaya başlıyor ..30 yaşındayım artık havari mi toplamam gerek diyerek yaşamı sorguluyor. ..

Bir bölüm varki ona değinmeden bitirmek istemiyorum ..
"Yaşamalı mıyım? Yaşamamalı mıyım "
Sayfa 485. .
Burada 21 yaşında ve sürekli bu soruyu kendine soruyor ..cevabı :YAPMALIYIM
yaşamak değil görev tamlamak gibi bir bakış açısı ile ...

Toparlarsak ki toparlanmak mümkün değil ...

Özellikle "beton" denilen aslında sığınak
Soğan mahzen keza daha sonra biyografisini de "Soğan soyarken" adını vermiş ..
Büyük annenin 4 kat bitmek bilmeyen eteği ..
Amerika ya kaçtığı sanılan büyükbaba hiç olmadı ..
Kendi oğlu vardı ama belki hiç olmadı ..
Kibrit çöpleri kundaklama ve anlatmak istediği bombalanan Danzing ..
Limon gazozu köpürtmekten hiç bahsetmiyorum iğrenç ..
At kafası ile yılan balığı tutmak ile anne kaybı arasındaki gel git bir delilik ...
Sonu ama aslında kitabın başı "akıl hastahanesi" iplikten heykeller ...
Salezya hattı ya da Anka muhafızları. .
..diye devam eden bir liste ile tam bir çirkinlik kitabı ...

Asla kendinizi hazır hissetmeden okumayın çünkü altından kalkması "ZOR" bir kitap ...

Dip not :
Yazarı araştırırken 1998 de Yaşar Kemal ile ortak bir ödül aldığını okudum ..
Ne tesadüf ki 2015 yılı da ortak ölüm yılları .. aynı yıl Galeano da vefat etmiş
Onların ardından yas tutmayın diye bir yazıya denk geldim
"Çünkü onlar ölümsüzler "

Sevgiyle iyi okumalar :))


Goethe ve Rasputin etkisinden hiç bahsedemedim bile :)
727 syf.
·Puan vermedi
Zengin bir düşgücünün ürünü olan bu roman, Danzig kentinin Polonya’yla Almanya arasındaki ikili durumunu, sıradan ailelerin giderek Nazi yanlısı olmasını, savaşın yol açtığı ruhsal çöküşü kural tanımaz bir anlatımla dile getirir. Bana kalırsa, yalnızca Grass’ın başyapıtı değil, yirminci yüzyılın başyapıtlarından biridir Teneke Trampet.
Bizim gibiler asla seyirci tarafında olmamalı. Bizim gibiler sahnede, arenada olmalı. Bizim gibiler oynamalı ve eylemlerine karar vermelidir, yoksa bizim gibiler onun gibilerin eline düşer. Ve onun gibiler bize seve seve her türlü kötülüğü yaparlar!
Günter Grass
Sayfa 134 - Akılçelen Kitaplar
Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir.Ya yaşam boyu bir dost,Ya hayat boyu bir ders.
... kendisine dikte edilen varoluş gerçeklerinden bir an olsun sıyrılarak daha insancıl bir tavır takındı.
Günter Grass
Sayfa 91 - Akılçelen Kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Teneke Trampet
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
727
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055381752
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
Baskılar:
Teneke Trampet
Teneke Trampet
Teneke Trampet
Teneke Trampet
Ana meseleyi kağıda dökmek için gerekli ve bir o kadar da lüzumsuz ayrıntıyı, maharetli ve sabırlı parmaklarıma ilham veren trampetim olmasaydı hatırlayamazdım. Hatta hastane bana günde üç dört saat teneke trampetimi konuşturma izini vermeseydi, ebeveynlerini bile tanıyamayan zavallı bir insan olurdum.

1900`lerin ilk yarısı. Almanya. Almanların, Polonyalıların ve diğer azınlıkların bir arada yaşadıkları bir kasaba: Danzig. Üç yaşına bastığı gün bir teneke trampet hediye edilen; çevresindeki erişkinlerin mutluluktan yoksun, karamsar, yalan ve suçla dolu, deyim yerindeyse acınası dünyasına katılmak yerine büyümemeyi "tercih eden" bir çocuk: Oskar Matzerath.

Teneke Trampet, savaş öncesinde Danzig`den savaş sonrasındaki Düsseldorf`a uzanıyor ve büyümeyi reddeden bir çocuktan bir akıl hastanesi sakinine dönüşen Oskar Matzerath`ın gözünden hem Orta Avrupa hem de Almanya`yı, hiç olmadığı kadar çıplak bir şekilde görmemizi sağlıyor. Grass`ın klasikleşmiş romanında Oskar`ın toplumsal yozlaşmayı, teneke trampetinin vuruşları ve camı parçalayan sesiyle protestosuna tanık olacaksınız.

1959 yılında yayınlanan ve acılarla dolu bir dönemin sert bir eleştirisi olarak değerlendirilen Teneke Trampet, Nobel ödüllü Günter Grass`ın en bilinen romanıdır ve dünya klasikleri arasındaki değişmez yerini çok önceleri almıştır.

Kitabı okuyanlar 63 okur

  • Yasemin Özmetin
  • BETÜL TANEM
  • Işıl Bulut
  • Merve pelen
  • Ferhan ışık
  • Gubresiz patadis
  • Muzaffer ATILGAN
  • Vîyan
  • Furkan Güreci
  • Veli Keskin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.8
25-34 Yaş
%17.2
35-44 Yaş
%44.8
45-54 Yaş
%13.8
55-64 Yaş
%6.9
65+ Yaş
%3.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%46.2
Erkek
%53.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.6 (9)
9
%19.2 (5)
8
%11.5 (3)
7
%23.1 (6)
6
%3.8 (1)
5
%3.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0