Danziger Trilogie 1

Die Blechtrommel

Günter Grass
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·493 syf.··
Beğendi
·
2025 97. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 14:43
Birisi için "Sen insan mısın?" dediğimiz veya düşündüğümüz olmuştur muhtemelen. Oskar tam da bu soruyu sormak için var gibi: Sen insan mısın Oskar?... İnsana bu soruyu sordurtma sebebi onun, tabirimi af buyrunuz, kimi insanın ifade edeceği veya bir zamanlar ettiği "insan ucubesi" terimine ufak ve çocuksu boyutları ile denk gelmesi değil kesinlikle. Oskar çocuk masumiyeti görünümünde bir şeytan, her ne kadar kendisini kitapta yer yer (yeni bir) İsa olarak sunsa da. Çünkü Oskar bir katildir... Bir defa değil, annesinin onun yüzünden ölmesini yani onun katili olduğunu düşünmesinden sonra iki babasını (birisi resmi babası aşçı ve bakkal Alfred Matzerath, diğeri postahanede çalışan ve annesinin anne tarafından akrabası ve sevgilisi olan ve muhtemelen Oskar'ın gerçek babası Jan Bronzki) da düşman eline bile isteye teslim ederek onların da ölümlerine sebep olur. Elde var üç. Kahve almayı reddettiği ve ölüme yolladığı sevgilisi Roswitha, elde var dört vs Ama Oskar'ı şeytan, bir insan ucubesi yapan bu değil bence. Hiç görmeden aşık olduğu ve hatta bir tesadüf eseri karanlık tuvalette denk gelip karanlıktan yine yüzünü görmeden neredeyse iğfal ettiği maşukuna davranış biçimleri gibi hareketlerdir onu bir ucube yapan. Böylesi bir insan ne yer ne içer, nasıl yaş alır, hayatını ileride nasıl idame ettirir, aşk hayatı, cinsel tecrübeleri nasıl olur? Bilhassa Nazilerin gün geçtikçe güçlendiği ve sözsahibi olduğu bir ülkede? Harika bir şekilde anlatmış bize Günter Grass. Kitabın kolay bir kitap değil. Usta bir anlatım gücü yanında, mistik, abartı ve travmata yaşatacak olaylar sarmalında bulacaksınız kendinizi. Piyasaya çıktığı zamanda aldığı tepkileri de, seneler sonra layık görüldüğü ödülleri de haklı bulacaksınız. Siz, kitap bir pasta bıçağı oldukça ve sizi kestikçe, iki yana
Die BlechtrommelGünter Grass · Luchterhand Literaturverlag · 1988478 okunma
Mazoşist bir okuma ..
Puan vermedi·727 syf.··
Beğendi
·
2019 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2019 17:32
57. Kurban ses ver dedim kendime . . Neden 56 kurbandan sadece bir kısa inceleme var ? Okudukça"söylüyorum ki "Teneke Trampet" e inceleme yazılamaz. . #SPOİLER .. Ne söylesek eksik kalacak "bu cepte dursun " Kitabı sevmedim.. ama sevmiş de olabilirim,algı seviyemi yerden yere vurduğunu kabul ediyorum itiraf ediyorum ki uzun zamandır okuduğum anlamak için bütün çakralarımı zorlayan tek kitap "Teneke Trampet"_ "körleşmeden " bir üst rafa kaldırdım okuduğum "düğümleri" Çok enteresandır ki kitabı elimden bırakmadım araya hikaye koymadım ve üç gün üstünde kafa patlattım. .yani okumamak yada yarım bırakmak gibi bir his hiç olmadı .. çok sevimsiz bulduğum bölümlerde bile asıl katmanın altında ne var ? merakı beni okuyucu olarak "diri"tuttu .. Önce dilinden bahsetmek istiyorum bir iki bölüm geçtikten sonra Marquez in Alman versiyonuna dönüşmeye başladı ellerimde .. gerçek bir "büyülü gerçeklik " ve çok sesli anlatıcı orkestrası var .. Kitap bittiğinde ise "Pitoresk" bir devrim lambası yanıyordu beynimde hatta beynim de lambayla birlikte yanıyordu az daha ... Tamamen gizli ve sembolik ama bir alt katman otobiyografik bir kitap "Teneke Trampet " okuduğum üçüncü Günter Grass kitabı .. Eğer okuduğunuz yazarı tanımıyorsanız bazı kitaplar sizi "yutar" Teneke Trampet " tam bu kategoride bir kitap sizi çiğ çiğ yer kemiginizi sıyırır atar .. Grass ın kitap sonundaki artık "sanrı" fırtınasından ben bile kendimi kurtaramadım herşey bir birine girdi ve zor kaçtım ... Danzing hakkında ne biliyorsunuz mesela ? kendinizi yoklayın ikinci dünya savaşı hakkında bir kitap okurken alt yapıda bir şeyler olmalı ki zemini oturtun gerçi bu kitapta zemin çok oynak zor dengede duruyorsunuz ... 23 Ağustos 1939 da Almanya ve Rusya birbirlerine"saldırmama" anlaşması imzaladıktan sonra 1 Eylül
Teneke TrampetGünter Grass · Akılçelen Kitaplar · 2024478 okunma
Puan vermedi·727 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 00:00
Günter Grass, 1999’da ‘tarihin unutulmuş yüzünü trajikomik masallarla tasvir ettiği için’ Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanıyor. 2006 yılında ise 17 yaşında Nazilere katıldığını itiraf etmesiyle tartışmalara sebep oluyor ve ödülünün geri alınması gerektiğini savunanlar olmuş. Grass, savaş karşıtı eserler veren bir yazar ve herkes için şaşırtıcı bir itiraf olmakla birlikte, gençliğinde nerde olduğuna değil yaşamı boyunca nerde durduğuna bakılması gerektiğini savunanlar çoğunlukta. Teneke Trampet 1959 yılında yayımlanan ilk kitabı, savaş karşıtı kült eserlerden biri. Teneke Trampet’in anlatıcısı, üç yaşında büyümemeye karar vermiş Oskar. Yıllar geçiyor, savaşlar başlıyor bitiyor Oskar üç yaşındaki haliyle teneke trampetini çalmaya devam ediyor. Birçok insanın yaşamına yer veriyor ve bir şekilde ölümleriyle eylemlerinin bağlantılı olduğuna inanıyor. Savaşın tüm dehşetinin gündelik hayata yansımalarını ironik bir şekilde aktarıyor. Bazen çok sıradan önemsiz bir olay gibi geçiyor felaketleri, sıradan detaylar üzerinde ise ayrıntıları ile durabiliyor. Savaşla birlikte dehşet normal oluyor. Hikayenin büyük bir kısmı Danzig şehrinde geçiyor. Grass’ın doğduğu yer, bu şehirle ilgili üçleme yazmış ve Teneke Trampet ilk kitap. Danzig, Polonya ve Almanya arasında paylaşılmayan bir şehir. I. Dünya Savaşı sonrası özgür şehir ilan ediliyor. İkinci Dünya Savaşı bu şehirde başlıyor (kitapta anlatılıyor). Almayan’ya bağlanıyor, Lehlere ve Yahudilere yapılanlar malum. Savaş sonrası Polonya şehri oluyor ve Almanlar göç ediyor. Ayrıca kentte Kashubya’lı bir halk var. Oskar ise anne, baba ve olası baba tarafıyla her gruba ait, hiçbirine ait değil. Yoğun bir kitap, sadece genel çerçeveden bahsettim. Kitabın filmi de var. Kitap Oskar’ın akıl hastenesinde kaldığı zamanda başlıyor ve geriye
Teneke TrampetGünter Grass · Akılçelen Kitaplar · 2024478 okunma
Puan vermedi
Günter Grass 78 yaşında Almanya’da bir gazeteyle yaptığı söyleşide 17 yaşındayken Hitler’in Silahlı SS’lerinin bir üyesi olduğu açıklamış.Tabii bu itiraftan sonra oldukça fazla eleştiri almış.Bu eleştirilerin sonucunda ise kendisini şöyle savunmuş:"Yaptım işte, gençtim, cahildim, sonra da sustum. Kolay mı?" Teneke Trampet Grass'ın 32 yaşında yazdığı ilk romanı.1956 yılında Paris'te kaleme almış ve 1959 yılında da yayımlanmış. Roman düş gücü bakımından oldukça zengin.Kolay okunan bir roman değil.Okurken insanı bayağı zorlayan romanlardan.Zaman içinde çok fazla gelgitler var.Ama zorluklarına rağmen ben büyümek istemeyen Oscar'ın hikayesini sevdim. Roman 1899-1954 yılları arasındaki dönemi anlatıyor;Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nın öncesinden başlıyor ve savaş sonrası bunalım yıllarına kadar sürüyor.Yani geniş bir tarihsel dönemi kapsıyor.Roman,romanın baş kahramanı Oskar Matzerath'ın bir akıl hastanesinde yatarken kendi hayat hikayesini ve ailesinin başına gelenleri bizlere anlatmasıyla başlıyor. Oscar üç yaşında bir çocuğun bedenine ve zekasına sahip.Bu yüzden işlediği suçlardan asla sorumlu tutulmuyor.İlginç yetenekleri ve güçleri var.Mesela dışlandığında veya dikkat çekmek istediğinde attığı çığlıklarla bütün camları yerle bir ediyor.Bu yeteneği hırsızlık yaptığında çok işine yarıyor.Bir ara Nazilere katılmak istiyor,daha sonra bundan vazgeçerek muhaliflerle birlik oluyor.Sonrasında ise trampeti ve çığlıklarıyla bir sirkte çalışmaya başlıyor,sonra ise sanat çevresine girerek modellik yapmaya başlıyor. Roman savaş koşulları altında normal bir yaşam sürmeye çalışan Alman halkının sessizliğini ve bundan dolayı yaşadıkları ağır suçluluk duygusunu anlatıyor. Romanda beni en çok etkileyen olay şuydu: Bombalar altında tükenmiş Berlin’de herkes Soğanlı Mahzen
Edebiyat & Roman
Teneke TrampetGünter Grass · Cem Yayınları · 1997478 okunma
Puan vermedi·727 syf.··
2020 209. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 02:02
Aslında keyif alarak okuduğum bir roman diyebilirim ama otobiyografik romanlar arasında en çok sıkıldığım da diyebilirim ta ki Oskar uzamaya başlayana dek :). Hemen her duyguyu bizzat yaşadığım kitapta karakterleri kendi sesleriyle duyabiliyordum. Fazlaca ayrıntı barındırdığını düşünüyorum ama benim gibi amatör yorumcular elbette böyle düşünecektir :). Ayrıca kalın kitapları bırakmamanız için bir ayrıntı, beş yüzüncü sayfadan sonra daha bir keyifle okuyacaksınız. İyi ki bırakmamışım diyeceksiniz. Ayrıca tarih bilginizin iyi olması kitaptan aldığınız hazzı artıracaktır. Fakat belirtmeliyim ki yayınevi işini pek önemsememiş Çok fazla yanlış yazılan kelime ve düşük cümle var. Çevirisi bile bu kadar iyiyken o basım hatalarıııııı.... Aman allahım dedirtiyor. İnanın kitabı bırakma düşüncesi sadece bu nedenden ötürü gelişiyor; basımı önemsenmemiş bir kitap acaba nasıldır kaygısı:(
Teneke TrampetGünter Grass · Akılçelen Kitaplar · 2024478 okunma
En Büyük Suç, Çocuk Olmak mı?
Puan vermedi·760 syf.··
2025 59. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2025 11:07
Oskar üçüncü yaş gününde bir trampet ister ve annesi hediyesini alır. O andan itibaren büyümemeye karar verir. Çünkü fark eder ki, hayatındaki en mutlu an, budur. Savaşın gölgesindeki bir dünyada, yetişkinlerin yozlaşmış düzeni içinde, kimliğini bulabileceği bir alan kalmamıştır. Babasının kim olduğu bile muğlaktır; etrafında gerçekten güvenebileceği kimse yoktur. Oskar, bu düzene uyum sağlayamayacağını bilir ve onların dünyasını bilinçli olarak reddeder. Edebiyatın "kötücül" karakterlerinden biri olarak anılsa da, bana göre onun davranışlarında anlaşılabilir bir çaresizlik vardır. Eğer çocuk kalmayı göze almışsa, ondan yetişkin sorumluluğu beklemek de adil değildir. Oskar hiçbir şey için üzülmez, pişman olmaz. Çığlığı, trampetinin sesiyle birleşir; bu ikisi onun isyanıdır. Her şeyi yıkabilir, yok edebilir, üstelik kimseyi umursamadan çünkü o dünyaya ait olmayı reddetmiştir. Hayatı boyunca yaptığı hiçbir şeyden ötürü boşa zaman harcadım, diye düşünmez. Geriye dönmek istemez. Onu yönlendiren tek duygu, öfke olur görünür roman boyunca. Belki de üç yaşındayken, ilk ciddi kararını doğuran bu his, otuz yıl boyunca peşini hiç bırakmamıştır.
1000Kitap
Teneke TrampetGünter Grass · Gendaş Yayınları · 2000478 okunma
Puan vermedi·608 syf.··
2025 23. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 19:02
1999 Nobel Ödüllü Günter Grass’tan Teneke Trampet,tıpkı yazarın gerçek yaşamında olduğu gibi Danzig’e götürür kitap bizi.İkinci Dünya Savaşı’nın anlatıldığı bu zaman diliminde yazarımızında 1944 yılında tam 17 yaşında olduğunu gönüllü olarak ss’e kaydolduğunu,1946 da Amerikan esir kampına alındığında ss üyeliğini itiraf edip bunu başka bir kitabında açıkladığını söyleyebilirim. Teneke Trampet’te 1899 yılından başlar anlatıcımız hikayeyi anlatmaya.Dört kat eteklik giyen babaanne ve o etekliğin altına saklanan kundakcı büyükbabadan başlar.Anlatıcımız yazmaya başladığında bir akıl hastanesindedir,bakıcısı Bruno’dan temiz kağıtlar ister ve yazar.1924 yılında doğan Oscar’ı derinlemesine tanıma olanağı buluruz bu sayede. Oscar doğduğu zaman annesinin ona almak istediği trampete üç yaşında kavuşur.Ve üçüncü yaş gününde Oscar’ın büyüme işlevi durmuştur,uzun yıllar boyunca o küçük boyuyla,önünde trampetiyle yaşadıklarını,trampetini almak isteyenlere karşı olan tepkisini tiz bir bağırmayla yaptığını ve cam kırma ustası olarak yaş aldığını görürüz.Bu özelliği ile de baya kibirli bir kişiliğe sahip olduğunu farkederiz. Oscar aslında bir direniş savaşçısı mı diye kitap boyunca sorguladım,hissettiğim ise Oscar toplumsal olaylardan ziyade kendi varlığını ortaya koymak için direnmiş gibi geldi bana.Önündeki kırmızı-beyaz boyalı trampet ne kadar Polonya bayrağını temsil ediyor gibi dursa da,annesinin ölümünde,dostu Herbert heykel Niobe’nin üzerinde öldüğünde ve buna benzer durumlarda olaylara tepkisini göstermek için içindeki trampet çalma isteği arşa çıkıyordu.Oscar’ın trampet tutkusu ve koleksiyonunun doktorlar tarafından irdelenmesi kitabın ikinci bölümünde başlar,bu bölüm başladığında itiraf etmeliyim ki kitap beklentimi karşılamaya başlayacak nihayet dedim,Almanya-Polonya arası
Edebiyat & Roman
Teneke TrampetGünter Grass · Akılçelen Kitaplar · 2024478 okunma
9/10
·727 syf.··
2020 96. kitabı
Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Günter Grass’ın 1959 yılında yayımlanan başyapıtı Teneke Trampet,sabır isteyen ama okura karşılığını fazlasıyla veren bir eser. 3 yaşına geldiğinde büyüklerin dünyasına ve bu dünyadaki her şeye bir tepki olarak büyümesini durduran,teneke trampetini çalan,sesiyle camları kıran anti-kahramanımız Oskar Matzerath’ın hikayesiyle 1889-1951 yılları arasında Danzig ve Düsseldorf’un, Almanya’nın toplumsal resmini çiziyor Grass. Kendine has sembollerle yer yer büyülü gerçekçi ögeler de kullanarak,savaş öncesi Alman toplumundaki ahlaki yozlaşmayı,Katolik-Protestan ve Polonya-Almanya arasındaki gerginlikleri,ikiyüzlü dindarlık anlayışını, 2.Dünya Savaşı sırasında yaşanan katliamlara sessiz kalanları,din kisvesi altında yapılan katliamları,katliama ortak olan ya da sessiz kalan bir kesimin savaş sonrasında tecrübelerini ‘çil çil altınlara dönüştürmesi’ni bir diğer kesimin de yaşadığı ‘hafıza kaybı’nı,yaşananlar sırasında gözü yaşarmayanların savaş sonrasında anıtlara tapınmalarını ama ne yazık ki savaşa neden olan zihniyetin hala var olmasını ve yine buna sessiz kalan Birleşmiş Milletler’i ve sözde demokrasiyi savunan devletleri o kadar güzel eleştirmiş ve tüm bunları o kadar değişik bir dünyayla anlatmış ki büyük bir beğeniyle okudum.Ne zaman ‘Bu kısmı da gereksiz uzun mu olmuş acaba’ desem Günter Grass ‘Bunu boşuna anlattığımı mı sanıyordun, bak ne diyorum!’ diye cevapladı beni adeta. 2.Dünya Savaşı öncesi ve sonrasındaki durumu çok iyi gözlemleyip aktarmış.Oskar’ın teneke trampetini İsa tasvirinin boynuna asıp bir mucize bekleyerek çalmasını istemesi fakat zulümlere sessiz kalan kiliseden ve ikiyüzlü dindarlardan ses çıkmaması ve yine ‘Gaz Adam’ göndermesi bana göre zeka pırıltıları saçan incelikte ve orijinallikte semboller kullanılarak yapılmış en
Teneke TrampetGünter Grass · Akılçelen Kitaplar · 2024478 okunma
Puan vermedi·760 syf.··
Beğendi
·
2022 125. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2022 16:59
3.yaş gününde kendisine hediye edilen teneke trampet ile OSKAR  hayatının kararını alır. Büyüklerin acınası, yozlaşmış, mutsuz,hem suçlu hem masun olan iki yüzlü dünyasında yer almaktansa çocuk kalıp, sorumluluktan kaçmak OSKAR için daha kolay olacaktır. O çocuk kalıp Büyüklerin dünyasına itaat göstermek yerine hoşuna gitmeyen her olayda tiz sesi ve teneke trampeti ile isyan etmeyi seçer. Ve Oskar’ın zor ve trajik hayatı böyle başlar… Oskar’ın hayat hikayesinin yanında  Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nın öncesinden savaş sonrası bunalım yıllarını anlatır roman. Savaşın altında yatan nedenleri anlatırken  yoksulluğun, şiddetin, ayrımcılığın, otoritenin yol açtığı ilişkilerin ahlak üzerindeki etkisine de değinir.  Savaş öncesi, savaş anında ve sonrasında  Alman toplumunun vurdumduymazlığını da atıfta bulunur. Savaşın... Suçluluk, nefret ve intikam duygusunun insan psikolojisinde  bıraktığı etkiyi ve yıkımı, kendini bir yere ait hisetmemenin bıraktığı boşluğu Oskar karakterine çok güzel yansıtmış yazar... Dönemin siyasi ve dini hayatını, toplumun sosyolojik yapısını anlatan kitap hem Okunması zor ve hem de dikkat istiyor... İyi okumalar dilerim...
İnceleme
Teneke TrampetGünter Grass · Gendaş Yayınları · 2000478 okunma
Büyümek istemeyen Oskar'ın isyanı...
9/10
·760 syf.·
2019 144. kitabı
Almanların, Polonyalılar ve diğer azınlıklarla yaşadıkları Danzing'de geçiyor. Ailesi, Oskar'a üç yaş doğum gününde teneke bir trampet hediye ediyor.Büyüklerin yozlaşmış, sevimsizliklerle dolayı olan dünyalarına girmek istemez, büyümek yerine trampetiyle kendisine yanlış gelen her şeye isyan etmek yeni olayı oluyor. "Bay Oskar! Benim gibi görmüş geçirmiş bir meslektaşınıza inanın ki, bizler asla seyirciler arasında yer alamayız.Bizlerin yeri sahnedir, arenadır.Bizler gösterilere ışık tutmak, gösterilere yön vermek zorundayız.Yoksa o adamların eline düşeriz.O adamların da bir kez eline düşmeye görelim!" Genel olarak konusundan bahsettik, birazda kitabın ne yönlerini sevemedim, ne yönünü sevdim ondan bahseyim. Sevmediğim yönleri kitabın; Büyük annenin 4 kat bitmeyen eteği kış için uygun ama yazda mı giyilir yanar insan... Amerika'ya kaçan büyükbaba biraz bahsedilip geçmesi, Oğlum diyor ama oğlu olduğu belirsiz belkide hiç yoktu, Limon gazozu köpürtmekten hiç bahsetmek istemiyorum Allah'ım ya orda midem bulandı resmen... At kafası ile yılan balığı tutmak nedir ya biz bir misina ile tutamıyoruz, yazar at kafasıyla tutuyor... Annesini kaybettiği ana geri dönüyor sonra bir anda geri şimdiki döneme dönüyor... Aklımda kalan kötü yanlarıydı.. Sevdiğim yönleri kitabın; Aslında kitap büyülü gerçeküstü var, çünkü küçülüp büyümesi, İki güzel yazar "Goethe ve Rasputin" vardı. Yazar bu yazarlardan etkilenmiş. Sanat, edebiyat ve kilise mezarların Gotik mimarisinden etkilenmiş, müzikte cabası... Yazar birde "Apolloncu ve Diyonsoss" görüş vardı, baskın olan Diyonsoss'tu. Tabi ki sanatta... Bu size örnek alıntı; "Apollon armoniyi, Dionysos sarhoşluk ve kaosu istiyordu; Oskar ise kaousu armonize eden, aklıbaşındalığı estetikleştiren bir yarı Tanrıydı, ta eski zamanlardan sürüp gelen
Edebiyat
Teneke TrampetGünter Grass · Gendaş Yayınları · 2000478 okunma

Yazar Hakkında

Günter GrassYazar · 15 kitap
Günter Wilhelm Grass, Alman yazar, heykeltıraş, ressam ve grafik tasarımcıydı. Grass, 1957'den itibaren Gruppe 47'ye üyesiydi ve 1959'daki ilk romanı Teneke Trampet ile, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Alman edebiyatının uluslararası alanda en saygın ve meşhur yazarı oldu. Günter Grass'ın bir yazar olarak eserleri ve bir entelektüel olarak toplumsal rolü, hem Almanya'da, hem de Almanya dışında akademik araştırmalara ve basının ilgisine konu olmuştur. Grass'ın eserlerinde en çok ele aldığı konular, memleketi Danzig'i yitirmek, kendisinin ve Alman toplumunun nasyonal sosyalist geçmişiyle yüzleşmek olarak özetlenebilir. Bir yazar olarak popülaritesini sık sık güncel siyasî ve toplumsal olaylar hakkında yüksek sesle görüş bildirmek için kullandı. Uzun yıllar boyunca Almanya Sosyal Demokrat Partisi'ni ve Alman Yeşiller'i seçim kampanyalarında bizzat destekledi. Günter Grass'ın eserleri çok sayıda dile tercüme edildi, bazıları sinemaya uyarlandı. 1999'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı ve başka ödüllerle de onurlandırıldı. 2004 yılında İstanbul'da Goethe Enstitüsü ve Milli Reasürans Sanat Galerisi'nin işbrliği ile Gravürler başlıklı bir sergi açtı. Grass 13 Nisan 2015 tarihinde Almanya'nın Lübeck kentindeki bir hastanede öldü.