sonra ölüm konuşulur fısıltılar düzeyinde
aşkın adı geçmez ama belleğin bir yerlerindedir
çocuk gibi defne dalı gibi rüzgâr gibi bir şey olarak lâmbanın sönmesini durdurur ocaktaki ateşi tazeler susulur saygı duyulur oturulur oturulur
uzun süre düşündüm, nedir ağzımdaki yaban tad
üvez değil, karadut değil, sevdiğim bir şey değil
ama bana yabancı gelmiyor ve alıştırıyor kendine
bir ses, bir açıklama bir evet ya da hayır değil
eski bir şey, evi olan eski bir bahçe
aşk bağımlıdır ay'la
ve senin bir gün ölmeyeceğin
mutlu ediyor beni
belki bu rüzgârdan gelendir
şuraya buraya sallarken her şeyi
örneğin beni seni ışıklı reklamlarla
bakla çiçeklerini