-Tıpkı düşünemiyorum elimden gelmiyor
Ama size hak verebilmek sevindiriyor beni
Bir şeylerin usul usul avuttuğunu duyuyorum
Bir yel esiyor sanki ince bir akşamüstü yeli
İçli kır resimleri geliyor aklıma
Senden gayrı, ey, bir içimi genç ormanları yüzyıllığa büyüten diri su, senden
Eskimeden, küçülmeden; mutluluktan, özgürlükten, kuşaklarıbirbirine düğümleyen
Bir kadını, bir sesi, bir suçu, bir şeyi en çok o şey yapan güç yalnız sendedir
Seni arayan sular, seni kışlar, seni adamlar, seni sonunda bozulmuş ordularım
Sanki ay dökülür diri balıklara, sanki gümüş şeyleri güneşler güneşler ışıtır
Yorgun kuşamlarımla, kanlarımla, gelirim, uzanır senin sabahlı
gecene yatarım
Ellerim kollarım tükenecekti
Karanlık çalgılar gibi susacaktım
Onu bir izlemesem kuşatmasam
Gözlerine bakmaktan geçsem
Bozulmuş ordulara dönecektim
Kaçacak sığınacak yerim olmayacaktı
Diri tutmak için gizlice üflediğim ateşim sönecekti Kalın nehirlerde rüzgârsız kalmış dökülmüş yelkenlere
benzeyecektim
Delinse yer çökse de gök,
Yansa kül olsa dört bir yan,
Yüce dileğe doğru,
Yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden,
Kasırgadan yılmayan,
Ölümlerle eğlenen,
Tunç yürekli Türkleriz..