Kısmet ne zaman ise bu iş de o vakit olur. Ancak, izdivaçta esas olan, dürüst, namuslu bir arkadaştır. Fakat bu dürüst ve namuslu adamın aynı zamanda eşini ruhen ve fikren yükseltecek, hiç değilse olduğundan aşağı düşürmeyecek bir kimse olması temenni olunur.
Sonra şu da çok mühimdir: İki taraf da birbirinden hoşlanmalı.
Tahrir ve tedris ise, yalnız eldeki ders programına göre işini bitirip çekilmek değil, kendinde olan her iyiliği ve güzelliği karşısında olana aşılamak, aktarmak demektir. Bu meyanda ilk vazifen, Allah sevgisini duyurmak tattırmaktır.
Hoca demek, sırf maişetini temin için bu mesleği seçmiş kimse demek değildir. Çıktığı kürsüde talebesine karşı talim ve tedris vazifesini boynuna almış ve hesapsız manevi mes'uliyetler yüklenmiş kimse demektir.
Bu dünyada herkes bir vazife ile muvazzaftır. Kimi iyiliğe, kimi kötülüğe memur edilmiştir. Eğer biz, iyi işlere tahsis edilmiş kullardan isek, bundan kendimize bir gurur payı çıkarmak değil, şükretmek lazım gelir.