Eski saatler bakılması, iyileştirilmesi lâzım gelen temiz yüzlü, iyi yürekli hastalardı ve kitaplar, iyi ciltlenince, birdenbire gençleşiyor, güzel giyinmiş kadınlara benziyorlardı.
Sevdiği kitaplarını oraya, yorganın içinde bir kenara toplar,sonra onlarla beraber, tıpkı oyuncağı ile beraber yatan ve onu kucaklamak için zaman zaman tarlı uykusundan uyanan bir çocuk gibi, onlarla koyun koyuna yatardı.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ilk okudugum kitabıdır Mahur Beste. Ve devamı da gelecek...
Mahur Beste romandan ziyade bir kişilik analizi kitabı olmuş sanki. Behçet Bey ve etrafındaki insanlar anlatılmış. Abdülhamid dönemini ve o dönemde yaşamış insanların duyguları,kişilikleri bahsedilmiş.
Kitap; Behçet Bey'in yasadıklarını, ruh halleri anlatırken bir anda farklı karakterlerden bahsediliyor ve sonra ne olacak derken bitiyor. İnsan bir an ne okudum diyor. Daha Cavide gelecekti onu tanıyacaktım diyorsun ama yok kitap bitmiş. Kafamda bir sürü soru işaretleri ve açık kapı ile bırakıyor seni...
Her ne kadar açık kapı bırakılsa da okurken sıkılmadım, keyif aldım. Akıcı bir anlatımı vardı. Okuyanlara keyifli okumalar diler ben Sahnenin Dışındakiler kitabına geçiş yaparım...